Puan vermedi·191 syf.··
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2020 00:00
Oldukça akıcı ve hızla okunabilecek bir Tolstoy kitabı "Üç Ölüm". Ortak bir tema etrafında şekillenmeyen beş öyküden oluşuyor aslında. Kitaba adını veren Üç Ölüm öyküsü dışında İki Süvari Subayı, Korney Vasilyev, Çilekler ve benim en çok beğendiğim öykü olan Albert'i içeriyor.Kitap Mihail Bahtin'in Üç Ölüm'le ilgili yazdığı son sözle bitiyor ki bence oldukça hoş bir ek olmuş.Üç Ölüm'ü okuduktan sonra aklımda beliren "bu öyküyü Dostoyevski yazsaydı" düşüncesini bu son sözde görmek beni çok heyecanlandırdı. Öyküleri tek tek ele almadan önce genel bir yorum yapmak gerekirse Tolstoy'un hiçbir ayrıntıyı atlamayan, titiz betimlemeciliği yine iş başında. Bu kadar uzun betimlemeleri hiç sıkılmadan, keyifle okuduğumu fark ettiğimde Tolstoy'un dil kullanımına yeniden hayran oldum. Fakat içeriğe baktığımda bana öykülerin bir "derdi" yokmuş gibi geldi. Yani öykülerin çoğu size hayattan sıradan bir kesit sunuyor, tam şimdi onemli bir gelişme olacak derken de aniden bitiyor. Bir tamamlanmamışlık hissiyle kalakaldığımı hissettim Albert dışındaki diğer öykülerde. "Üç Ölüm" kitabın ilk öyküsü. Oldukça kısa olmasına rağmen üç katmanlı bir yapı kurulmuş. Öykünün temel aldığı fikir aslında beni çok heyecanlandırdı fakat bu üç ölümün arasında kurulan, daha doğrusu muhtemelen Tolstoy'un kendi isteğiyle kurulmayan, ilişki beni tatmin etmedi. Bu noktada "bu öyküyü Dostoyevski yazsaydı..." demekten kendimi alamadım. "Albert" ise kitaptaki son öykü. Ben en çok bu öyküyü beğendim. Tolstoy diğer öykülerde karakterlerin ruh dünyalarına fazla girmezken bu öykü bir istisna. Aslında oldukça yetenekli bir sanatçı olan Albert sefalet içinde yaşayan alkol bağımlısı bir adam. Öykü boyunca Albert'in puslu zihninde dolanıyoruz. Hatta zaman zaman hayalle gerçeğin sınırları kayboluyor. Bana sonuyla da tamamlanmış hissi veren tek öykü de bu oldu.
Üç ÖlümLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20107,8bin okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.