136 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Yazarın okumuş olduğum ikinci kitabı oldu. iki kitabı da tabletten pdf ve epub olarak okudum. yazarın kendine has bir dili var. Ilk okuduğum kitabı eleştirel deneme kitabıydi ve baya iddialı yazilan bir eserdi.Yazarın bu kitabı ise biraz Anadolu selçuklu moğol dönemi verilerine yer vermesinden dolayı bana hafiften ihsan oktay anar kitaplarını anımsattı.

Kitap kör Leon ile sağır ressam Dimitri’nin sıradışı arkadaşlığı ile başlıyor. Yolları Kapadokya’ya düşen bu ikilinin sonu dramatik bitse de bölge haklı tarafından efsaneleşiyor. Kitabın bundan sonrasını hikayeye sonradan katılan başkahramanımız Emir Haydar’dan dinliyoruz.

Kitap 122 sayfalık kısacık bir eser olsa da ağır felsefik düşünceler içeriyor. Kapadokya’da farklı ırk, din ve mezheplerin bir arada yaşamasından tutun sanat eleştirisi, insan-tanrı ilişkisinin sorgulanması, kast sistemi, zaman kavramı ve din gibi birçok konuya değinilmiş.

Alıntı sözler:
Yılların arkadaşlığı, bazen sessiz kalarak da anlatacağı şeyi anlatır. Uzun süre sessizliği paylaştık. Bu sessizlik bütün geçmişimizin ikimizin arasında gezindiği sözsüz bir konuşma gibiydi.

Kısa yolculuğumda bile eskiye ait ne varsa silinmiş gördüm, sanki bu topraklarda iki ay önce bir "dünya depremi" yaşanmamıştı. Doğa kayıtsız bir sessizlikle ve gökyüzündeki parlak inci taneleriyle yine eski günlerdeki gibi gözümüzün içine bakadursun, bütün depremler insanda yaşanıp insanda bitmekteydi
İnsanlar yücelikleri ancak hayal ederler, Kahramanlar yalnız ölülerdir. Kahramanlık, başkalarının bizim hakkımızda bildiği, ancak bizim kendimizde görüp bilmediğimiz bir şeydir: Hiçbir kahraman, kahraman olduğunu düşünmez.