·694 syf.····Okunma: 22 Ocak 2018 11:23 Birkaç gün inceleme yazıp yazmama konusunda kararsız kaldım ama bu kitap hakkındaki düşüncelerimi de belirtmeden geçmek istemedim. Öncelikle bu kitabı 2012 yılında aldım ve bugüne kadar okumaya fırsat bulamadığımı belirteyim. Bunun nedeni ise kitaptan gözümün korkmasıydı. Sayfa yapısı ortalama kitaplara göre büyük ve iç sayfalarında kullanılan harfler ise oldukça küçük ve aralıksızdı. Bu durum "sonra okurum" düşüncesi yarattı ve 6 sene sonra hadi okuyayım şu kitabı diye elime aldım. Biraz da artık Grange okumam lazım düşüncesine yenik düştüğümü itiraf etmeliyim.
Kitabın içeriğine gelince bilmiyorum belki aranızda bunu hissetmiş olanlar vardır: Dan Brown'un hikaye anlatım tarzına benzettim. Ama üç dört gömlek altı!
Konu olarak pek beni doyurmayan, içeriğinde çok az bilgi bulunan, yinelenen sahnesinin çokça olması, sürekli aynı cümleleri duymak örn. baş karakterin sürekli "sigara içebilir miyim" " burada sigara içiliyor mu" "sigara içmek istedim ama elim pakete gitmedi" gibi yeter artık iç şu zıkkımı da işimizi yapalım diye isyan ettiren tavrı.
Ya da ana karakterin son 20 sayfaya kadar olayları anlayamaması ve neredeyse 20 sayfada bir "sen bu olayı hiç anlamamışsın" "senin hiçbir şeyden haberin yok" "dostum sen hala anlamadın mı" "bu olayı yanlış anladın" gibi bir sürü cümle okumak.
Ve beni sarmama olayındaki en önemli neden: Yazar ters köşe yapacağım derken konuyu gereksiz uzatması! Başlarda zaten ağır giden hikaye ortalara doğru bir soru işareti yaratsa da gizemi ve katili bulma düşüncesi bile heyecanı yükseltmeye yetmemiş kanısındayım. Özellikle son 100 sayfayı bitse de gitsek! diye okudum. Ne şaşırdım ne de vay be bu nasıl bir kitaptı öyle diye yorum yaptım. Tek sevindiğim nokta bana Dan Brown'u bir kere daha sevdirmesi oldu. Bir an önce Dan Brown'un yeni bir kitabını alıp okumalıyım, okumalıyım ki nasıl kaliteli ve bilgi dolu polisiye kitabı yazılır bir kere daha tatmalıyım.