·364 syf.····Okunma: 17 Ocak 2018 11:45 Ve son! Yirmi cilt süren Rougon-Macquart serinin son kitabı. Her şey Plassans’da başlamıştı yine orada bitiyor. Serinin son kitabı “Doktor Pascal” İkinci İmparatorluk çöktükten sonra 1872 yılında geçiyor. Romana adını veren bilim adını Doktor Pascal, Pierre ve Felicite çiftinin oğludur ve Rougon’ların meşru soyundan gelmektedir.
Emile Zola, Pascal karakterinde aslında kendini anlatır. En önemli otobiyografik kitabı budur. Romana dair, hayata dair, sanatına dair, bilime dair Zola’nın tüm görüşleri Pascal karakterinde ortaya çıkar. Edebi hayatı hakkında en temsili eserdir. Zola, eşinin dikiş işlerini yapan bir kadınla yasadışı bir ilişkiye girer ve ondan iki çocuğu olur. Zola bu kadını o kadar çok sever ki kilo vermek için uç diyetler yapar. Zola, aşkı bu genç dikişçide bulur ancak kendi karısından da boşanmak istemez. Çünkü karısı hayatı boyunca hep yanında olmuştur onun. Zola ölünce eşi bu dikişçi kadına ve çocuklarına çok iyi davranır, hatta çocukların babalarının yasal adını almalarına bile izin verir. Pascal karakteri aslında Zola’nın ta kendisidir burada.
Pascal kendi sözleriyle hem ailedendir hem değildir. Rougon’ların meşru soyundan gelmesine rağmen kendini kalıtsal bir mucize olarak görür çünkü fiziksel ve ahlaki açıdan anne ve babasından çok farklı olduğunu dile getirir. Bu belirsiz durum onu ailenin özelliklerine ve davranışlarına dair ideal bir gözlemci yapar. Pascal her şeyden önce kalıtıma inanan birisidir. Teorilerini ve araştırmaları desteklemek için kendi ailesinden akrabalarını kullanır, onları 5 nesil boyunca inceler, aile şeceresi tutar, her aile üyesine ait bulabildiği tüm belgeleri dosyalar; gazete yazılarını, biyografik tıbbi kayıtları ve daha çeşitli pek çok belgeleri yıllarca süren çalışmalarında bir araya getirir. Zola (kendi teorisi) kalıtımın fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde belirleyici rolü olduğuna, kalıtımın alt etmenin mümkün olduğuna inanıyordu. Zola yazdığı 20 ciltlik bu seride hep bunu kanıtlamaya çalıştı. Serinin son kitabı bu anlamda daha bir anlamlı. Çünkü bu kitap tüm serinin bir özeti ve Zola’nın pozitivist ve rasyonalist duruşunun bir simgesidir. Ailenin doğal tarihini bir sonuca ulaştırmıştır. Bu kitapta seride geçen önemli şahıslara dair genel bilgiler de var. Zola aklındaki her şeyi burada toparlıyor ve bir sonuca bağlıyor. Seriyi okumayan okurlar bu kitabı okuyabilir mi peki? Elbette, serinin her kitabı münferit olarak da okunabilir. Ama bu kitap bence en son okunması gerekiyor. En azından kitapta adı geçen karakterleri serinin sadık okuru daha önceden bileceğinden bu kitap onun için daha anlamlı olacaktır.
Doktor Pascal altmışına merdiven dayamış, kasabada özellikle fakirlere yardımlarından dolayı çok sevilen, kendini araştırmaya, bilime, gözleme, akla ve mantığa adamış biridir. Medeniyetten uzak, Plassans’da yeğeni Clotilde, hizmetçisi Martine ve yedi yıldır geçimini sağladığı annesi ile kendi mülkünde yaşar. 12 yıllık bir doktorluk hayatından sonra parasını borsaya yatırır ve onun geliriyle geçinmeye çalışır. Kendi ailesindeki verileri kullanarak kalıtım çalışmalarına sürekli devam etmesi Doktor Pascal’ın annesini son derece öfkelendirir. Annesi kasabanın zenginlerini tedavi ederek bir servet kazanma şansı varken böylesine saçma sapan işlere zaman harcadığı için oğluna sürekli kızar. Oğlunun bu araştırmalarından da son derece rahatsızdır. Ona göre oğlunun biriktirdiği, topladığı tüm doküman ve bilgiler ailenin geleceğine dair bir tehdit unsuru oluşturur. Bu dosyaların ve ailenin kirli çamaşırlarının yabancıların eline geçmesinden endişe duyar. Kendisini Rougon’ların şanını lekeleyecek sırların koruyucusu olarak görür. Bu yüzden anne bu dosyaları ilk fırsatta yok etmek ister, bu uğurda evin hizmetçisi ve yeğenlerini de kendi yanına alarak oğluna savaş açar. Pascal dönen dolapların farkındadır ve her seferinde çalışmalarını kurtarmayı başarır. Annenin amacı oğlunu sadece bu saçmalıklardan kurtarmak değildir aynı zamanda onun ruhunu da cehennem ateşinden kurtarmak ister. Pascal dindar değildir. O, evrende esas güç olarak sadece mantığa, bilime ve fiziksel gerçekliğe inanır. Ölürken bile bu inancından vazgeçmez. Burada aslında, kitapta diyelim akıl ve mantığın kör inanışlar, batıl inançlar ve bağnazlıkla bir savaşı vardır. Kitabın tamamına hâkim olan tema budur. Evin hizmetçisi yeğenini kendi dini inanışlarına göre büyütür ancak Pascal her seferinde kendisinden en az 35 yaş küçük bu kıza her konuda sağlıklı ve doğru bilgiler vermeye çalışır. Yaptığı çalışmanın ne kadar önemli olduğu konusunda onu ikna etmeye çalışır. 7 yaşında Pascal’ın yanına gelen yeğeni genç bir kız olunca Pascal ile ensest bir ilişkiye girer ve bu ilişkiden Pascal öldükten sonra bir çocuk doğar. Pascal’ın tüm çalışmaları ölümünden sonra yok edilir ancak bu aile doğacak bir çocukla tekrar filiz vererek yaşamaya devam edecektir.
Kitaba dair tek olumsuz şey çevirisinin çok ağır bir Türkçeyle yapılmış olması. Maalesef yeni baskısı olmadığından elinize bir Türkçe sözlük almadan kitabı okumak imkansız gibi görünüyor. Benim bu konuda anlamadığım çok yer oldu ve okurken kitaptan çok soğudum. Umarım yeni bir çeviri gelir. Keyifli okumalar...