·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2020 02:46 Yazarlık atölyesine gittiğim zamanlarda hocamın söylediği söz beynime yer etmişti. "Hikaye denilen şey aslında yaşadığımız her an...Buna sadece teknik açıdan bakmamak lazım." Okurken bu kitabın içerisinde benzer bir kısım gördüm. Beni ayrıca mutlu etti. O cümleyide buraya yazmak istiyorum.
"Hikaye denilen şey, temelde gerçeğin metaforu olarak var olur."
Roman yazmayı, koca bir yılını uzun bir cımbızla şişenin içinde minyatür bir gemi maketi yapmaya veren insanların yaptığı işe benzeten Haruki Murakami, bu kitapta bize kendi yazarlık tecrübelerinden bahsediyor. Roman yazarı olduğu ilk zamanları, roman yazarlarının neden hoşgörülü insanlar olduğunu, ne hakkında yazmak gerektiğini, zamanın önemini, özgün olabilmeyi, kim için yazabileceğimizi, yurtdışına açıldığında aldığı tepkileri, edebiyat ödülleri, başarıları ve bence bunun yanında mütevazı bir insanı, sevdiğimiz yazarla sohbet ediyormuşçasına tanımamızı sağlayan bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Öykü, hikaye, roman, yazma meraklılarına ders niteliğinde adeta ve bu kitabı okuduktan sonra bir çok şeyin farkına varmamızı sağlıyor, yazan biriyseniz süreklilikten, istiktardan çıkaracağımız çok ders var.
Arka kapak yazısında da denildiği gibi kısacası roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir.