Merhaba sevgili okur :)
Platonik aşk nedir? Nasıl yaşanır? Yaşayan kişiye neler olur?
[spoiler] Fazlasıyla, abartısıyla, acısıyla, anısıyla sonuna kadar yaşadığımız bir kitap. Peki bu kitapta anlatılmak istenen bu mudur? Platonik aşk, konuda basite kaçmak olur.
Aslında bize anlatılan 13 yaşında bir kız çocuğunda başlayan bu sevginin, saplantıya, acizliğe, işkenceye dönüşmesidir. Karakterimiz öylesine sığınmış ki sevgisine gözü hiçbir şeyi görmemiştir. Bir tek o adamı, sevgilisini... Tabi ona göre... Adama sorsan haberi yok bu kadından. Kadını hiç tanımayan bir adam, adamı tanıdığını sanan bir kadın. Peki gerçekten bir ömür sevmiş mi bu adamı? Bence hayır.
Başta sevgi diye adlandırmış belki de hissetmiş, adamı gözünde büyütmüş, ona koşmak, onda dinlenmek, korunmak, kollanmak istemiş. Ama hiçbir zaman da başaramamış. Evet sevgilisinden bir çocuk sahibi olmuş. Ama bir kere bile o çocuğu ona göstermemiş, karşısına çıkarmaya çalışmamış. Babasını tanımayan, kollarında ölen çocuğunu bir mektupta anlatmış.
Bir kadının sevgisi sadece bir adama mıdır? Peki bunu sevgi diye nitelendirebilir miyiz?
Karakterin yaşadığı başta sevgi olsa da daha sonrasında işkenceye dönüşmüştür. Zorlu hayatını, anılarını adama öylesine bağlamıştır ki aslında her şey adamın çevresinde olup bitmeye başlamıştır. O bunu sevgi diye nitelendirmiş. Adamı sevdiğini düşünmüş ama hayatının işkenceye döndüğünü bir türlü kavrayamamıştır. Bir nevi acıyı sevmiş, çocuğu hastalıktan kollarında ölmüş ama bir türlü adamdan vazgeçememiştir. O aslında adamı sevdiğini sanarken hayatını acılarla doldurmuştur.
Bu kitap ağır acılar ve duygular içerir. Ama anlatılmak istenen bana göre sonsuz sevgi değil. Zweig ileriyi görmüş. Çoğumuzun kendi içinde sonsuzlaştırmaya çalıştığı bir şeyleri vardır. Ne kadar elimizde tutmaya çalışsak da olmuyor işte. O bize zarar veriyor. Bırakalım su yolunu bulsun. Stefan Zweig' a bana böyle bir bakış açısı kattığı için teşekkür ediyorum.