Gönderi

10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Öncelikle bu tam olarak kitabın konusundan bahsetmeyeceğimi belirtmeliyim. Sadece bu kitapla fark ettiğim bazı konuları yazmak istiyorum.(Ama yine de kitabı okuduktan sonra okuyun lütfen) Hepimiz bir nevi hasta insanlarız. Herkes bir dönem depresyona girer, kendini kısıtlar, krndi dünyasına çekilmek ister. Bu normaldir. Peki normallik nedir? Normallik toplumun çoğunluğunun kabul ettiği "doğrular" dır. Toplumun kabul ettiği doğrunun "doğru" olup olmamasının bir önemi yoktur. Hepimiz insanız ve en çok birbirimizden etkileriz. En çok bu yüzden kendimizi kısıtlarız. Ve aslımda özünde kimse bu "doğrulara" uyum sağlayamaz. Kendi uydurduğumuz hukuk ve ahlak yasalarına uyum sağlayamamak gülünç gelebilir. Ama bu böyledir. Hepimiz bazen alışılmışın dışında şeyler yapma isteği duyarız(Zaten yasaklanmış bir şeyi daha çok arzularız). Normalliğin dışına çıkmak isteriz. Ama korkarız. Çünkü toplum eleştirir, konuşurve biz bu topluma bağlı yaşamak zorunda kalan tutsaklarız. Herkes tutsak. Ve aslında eğer birkaç kişi tutsaklıktan vazgeçer ve özgür (anormal) olursa-ya da olsaydı- bizde onlardan etkileniriz. Böylece artık bunu normal kabul edecektik. Tıpkı kitaptaki öykü gibi :Büyücü herkesin içtiği kuyuya bir büyü yapar,içen herkes deli olur. Ama kral ve ailesi kendi sarayındaki özel kuyudan içmiştir ve deli olmazlar. Halkın hepsi deli olduğundan halk kralın normal davranışlarını ve isteklerini saçmalık olarak görür. Karışıklık çıkarırlar ve kralı tahttan indirmeye çalışırlar. Kral bunu görünce epey endişelenir. Kralın karısı "Bey, hadi bizde şu kuyudan içelim onlar gibi oluruz" der. Gidip sudan içerler Deli halk kralın davranışlarının "düzeldiğini görür ve karışıklığa bir son verirler. Dolayısıyla kral ömrünün sonuna kadar - deli olsa da-tahtta kalmayı başarır. Bir şeyin doğruluğunu ve normal olup olmadığını toplum seçiliyor. Biz(herkes gibi) arada bir normak kesimden uzaklaşıp" deli " olmak istiyorsak ve sırf dışlanmak korkusından isteklerimizi bastırıyorsak elbette depresyona ve çeşitki hastalıklara yakalanırız. Çünkü özümüzden ayrıldığımızda deliririz, toplumun kabul ettiği normallikten ve kurallarda ayrılınca değil. Eğer iyi bir yaşam istiyorsak kendi özümüz bulmalıyız. Arada bir içimizde tuttuğumuz "delilikleri"korkmadan yapmalıyız. Başkası üzülmesin diye özümüzden ve arada bir gelen deli saçması düşüncelerden vazgeçersek o zaman zarar görürüz. Ve yaşamdan, yaşamaktan zevk alamayız. Biz yaşamdan koptukça üzülmesinden korktuğumuz insankar daha fazla yıpranır. O yüzden en iyisi toplumun gerek hukuki gerekse ahlak yasalarona sıkı sıkıya bağlanmamak. Ve sonu ölümle bitmeyecek her saçma fikirden kendi irademizle soğuyana kadar yararlanmak olacaktır. Yoksa belki de bir kez geleceğimiz bu dünyada, bir grup aptal insan yüzünden istemediğimiz ve tek düze hayatlara mahkum oluruz. Tutsak oluruz ve en kötüsü belki de tutsak olduğumuzun farkına varamadan ölürüz.
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2010102,4bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.