·324 syf.····Okunma: 01 Şubat 2020 00:00 Körlük kitabının devamı niteliğinde olan bu kitabı diğer devam kitaplarıyla karıştırmamak gerek. Çünkü neredeyse kitabın üçte ikisine gelmeme rağmen devam kitabı olduğunu algılayamadım. Fazla yavaş ilerledi ve ilk kitaptaki akıcılığı uyandırmadı.
Kitabın giriş ve gelişme bölümünde bilinmeyen bir ülkedeki hükümet seçimleri ve başkentteki halkın çoğunluğunun boş oy kullanarak hükümeti protesto etmesinden bahsediyor. Artık "boş" sözcüğünün kullanılmasının bile suç sayıldığı bu ortamda hükümetin halka kendini mecbur hissettirmesi için yapabileceği korkunç planlar bize kirli siyasetin kötülüğünü bir kez daha anlatıyor. Kendi ülkesinde bomba patlatıp bundan çıkar sağlamaya çalışan bu başkan ve bakanları okudukça gerçek hayatla kıyaslamadan duramıyorsunuz. Daha sonra üzerinden 4 yıl geçmiş körlük salgınından kahramanlarla kesişiyor yolumuz ve hikaye bu noktadan sonra gelişiyor. Bu kitabı hiciv anlamında beğenmeme rağmen kurgusunu ve anlatımını Körlük ile kıyaslayınca yetersiz ve sıkıcı buldum. Başlangıç cok uzatıldığı için merak ve heyecan hissedemedim. İlk kitapta yormayan düz yazı şekli ve sonu gelmeyen virgüller yordu okurken. Körlükten hemen sonra okunmamasını hatta araya birkaç kitap ekledikten sonra okunmasını tavsiye edebilirim.