·413 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Şubat 2020 22:16 (Spoiler içerir)
Çok sevdiğim bir arkadaşımın en beğendiği kitap olan Gün Olur Asra Bedel kitabını bana hediye etmesinden dolayı bende okudum. Öncelikle kitaba başlamadan önce Cengiz Aytmatov’un hayatını araştırmakla başladım.Çünkü kitaplarda yazarların hayatlarından kesitler olucağını düşünürüm. Bu kitapta da düşündüğüm gibi oldu. 1937 yılında Cengiz Aytmatov’un babası Stalin’in temizlik harekatında öldürülmüştür. Bu durumu Aytmatov kitabında öğretmen Abutalip Kuttubayev karekteri üzerinden anlatmaktadır. Yazarın bu sıkıntıları çektiğini bilmesek Abutalip’in devlet tarafından ölmesini ve çocuklarının bundan dolayı hayatlarında sıkıntılar yaşamasın diye kitabın baş kahramanı olan Yedigey tarafından temize çıkarılması için uğraşlarını anlamamız mümkün olmaz.
Kitapa gelince aslında KitapYedigey’in ölen yakın arkadaşı olan Kazangap’ın cenazesini Ana-Beyit mezarlığına götürürken şekillenmektedir. O yolculuk boyunca kendisinin, milletinin geçmişi iyi kötü yanlarıyla gözünün önünden geçer. O gün aslında “asra bedel bir gün” olur onun için. Cengiz Aytmatov’un ölümünden sonra Ana-Beyit mezarlığına gömülmesi kitapla yazarın ne kadar uyum içinde olduğunu bize gösterir. Aslında kitap karışık gibi görünsede okuyunca puzzle gibi parçaların yerine oturduğunu görüyorsunuz.
Yazar ayrıca Amerika-Sovyet çekişmesini, Demiurg projesiyle anlatıyor. Anlatılan bu bölüm bilim kurgu tarzında anlatılıyor. Dünya dışında başka bir gezenin olduğunu ve bunlarla iletişime geçen kozmonot-Parite 1-2 ve 2-1 metinleri çok ilgi çekti. O bölümleri aslında çok hoşuma gitti. Keşke daha fazla anlatıldaydı o bölümler diye düşündüm.
Ayrıca kitapta iki efsaneden bahsediliyor. Bunlar Nayman Ana efsanesi ve Raymalı-Aga efsanesidir. Nayman Ana efsanesinde anlatılan mankurt kavramı çok korkutucu geldi bana. O efsanede anlatılan işkence sonucu işkence gören kişi eğer yaşarsa adı mankurt olurmuş. Mankurt olan kişide artık hafızasını geçmişi herşeyini unutmuş komutlarla çalışan bir makine haline geliyor. Bu efsaneyi okuduğumda gerçekten çok üzülmüştüm. Ayrıca bu efsanede geçen Dönenbay kuşu gerçekten var mı diye de araştırma yapacak kadar çok etkiledi beni bu durum. Ben kendim şahsım olarak kitabı beğendim. Beğenmediğim tek tarafı bazı cümlelerin bir kaç kere tekrar edilmesiydi. Okumayan herkese gerçekten tavsiye ediyorum.