ZAMBAK BAHARI #kitapyorumu
☆
"Derler ki savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir."
"Her savaşı güçlü olan mı kazanır?"
"Hayır, bazen yenilendir güçlü olan."
☆
Çok ama çok güzeldi. Böyle yüreğinize dokunan sizi yaralayan ama sonrasında iyileştirmesini de bilen baş ucu yaptığınız kitaplar vardır ya işte Zambak Baharı da onlardan biri.
O kadar çok sevdim beni o kadar çok kendine bağladı ki bitmesini hiç istemedim. 355 sayfalık bir kitap ama bir o kadar daha olsaydı hiç sıkılmadan okurdum, kesinlikle doyamadım ne kurguya ne karakterlere ne de yazarımızın kalemine.
Adelisa, geçmişinde büyük kayıplar acılar yaşamış Bosna savaş katliamından kurtulmuş bir genç kız. Türkiye'ye geldiğinde kimliğini gizleyip erkek kılığına giriyor Can oluyor. Çalıştığı meyhaneye gelen Rodoplu lakaplı adamla hayatının yönü değişiyor. Onunla birlikte çiftlikte yaşamaya başlıyor oradaki insanlarla yeniden aile sıcaklığını tadıyor. Şimdi siz düşünün o kadar insan içinde ne zamana kadar kız olduğun farkedilmeden yaşayabilirsin? İlla ki bazı zamanlarda açık verilir ve bu kitapta da öyle oluyor. En keyifli kısımlar da kesinlikle buralardı. Gelmiş geçmiş en iyi karakter diyaloglarını okudum. Çok iyiydi!Gülmekten ağladığım kısımlar oldu düşünün.
Yan karakterler de hikayeye ayrı renk katmış. Erdem ve Halide abla favorilerim oldu. Can ile olan sahneleri gerçekten çok güzel ve keyifliydi. Erdem'e de çok ayrı düştüm, kendi hikayesini okumayı isterdim buradan Müjde ablama mesajımı vereyim.
Zambak Baharı genç bir kızın asıl kimliğini bulma hikayesini anlatıyor. Aynı zamanda savaş katliamından sonra kalan acıları bir şekilde dindirebilmeyi ve de seçimlerimizle kendi yolumuzu kendimizin belirlediğimizi. Her bir duygu okuyucuya etkileyici bir şekilde aktarılmış, anlatım dili hiç sıkmamakla birlikte elinizinden bırakamadan okumanızı sağlıyor. Ben çok sevdim ve sizin de çok seveceğinize eminim. Şiddetli tavsiyelerimin arasında olduğunun altını çizerim.