Gönderi

10/10
·470 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 00:20
- Dikkat spoiler içerebilir. İçermeyebilir de. Sonra uyarmadı demeyin ama :) Belki azılı bir kitap kurdu olmayabilirim. Ama okuduğum küçük külliyatımla şunu söyleyebilirim ki şuana kadar okuduğum kitaplar içerisinde kesinlikle ilk üçe girer. Hatta belki en iyisi olabilir. Daha okuduğum ilk sayfalardan kendine çekti beni. Bu yüzden tadını çıkarta çıkarta okudum. Martin eden o hayalini kurduğu sınıfın ideline ulaşmak için ilerledikçe bende ilerledim. Bazen benim enerjim bitti. Ama onunki hiç bitmedi. O hayalini kurduğu burjuva toplumuna ulaştı ama artık o tüm çıplaklığıyla görebildiği sınıf çok anlamsız ve boştu. Bende onunla hayal kırıklığına uğradım. Hikaye belki klişe gibi gelebilir. Ama bana güvenin! O birçok klişenin taaa dibinde yaşamamıza rağmen hiçbirşeyin farkında değiliz. İçinde bulunduğumuz topluma, kalıplaşmış bizi ele geçirmiş düşüncelere o kadar çok kapılmışız ki hiçbir şeyin farkında değiliz. Belki de martin eden bizim gibi eğitim sisteminin içinde gelmediği için bu kadar saf ve özgürdü. Eğitim sistemi kalıplaşmışlığını değil, tam tersine bizi kalıplaştırdığını martin eden yüzümüze yüzümüze çarpıyor. Toplum neyse bizde onun düşüncelerini paylaşıyoruz. Hiçbirimiz özgür değiliz. Özgürleşmek için çaba sarf etmiyoruz. Ah be! Jack london’ın yaşadığı toplumla bugünkü toplum arasında da pekte fark yokmuş aslında. Ne konuştuğumuzu bilmiyoruz. Dizi, filmlerde sistem eleştirilerini izleyip bizde sistemden nefret ediyoruz. Konuşuyoruz, konuşuyoruz. Ama sistem mi o da ne! Bir güvercin sanırım. Toplum hala iki yüzlü. O düşünceler hala var. Mükemmel bir toplum eleştirisi. Aslında baktığımda bunları size anlatınca söylediklerim ne kadarda bayağı dolayısıyla da komik geldi şimdi :) Martin eden karakteri dolu dolu bir karakter. Tüm o hissettikleriyle, tüm o enerjisiyle sizi saran bir karakter. O işçi toplumun yükünü, insanı soktuğu kalıbı martin edende sonuna kadar hissedebiliyorsunuz. Martin eden sınıf atlarken yeni bir karakter kazanıyor ama o eski karakterini de kaybetmiyor. Aslında bu karakter hani o kalıplaşmışlığını eleştirdiğimiz o insana güzel bir cevap olmuş. “Nasıl özgürleşiriz?”in güzel bir örneği olmuş. O yüzden bu karakter benim için ayrı bir önem taşıyor. (Kitabın adının seçimi de bu yüzden çok iyi bir seçim olmuş bence) Bu romandaki herkes kendi karakterinin hakkını veriyor. Dolayısıyla sınıflar ve bunlar arasındaki farkta çok iyi işlenmiş. Jack london’un hikayesini bilmiyorum ama bu romana kendi hayatından kattığını biliyorum. Zaten bu kadar yaşamayan insan bu sınıf farklılıklarını da bu kadar iyi işleyemez diye düşünüyorum. Jack london’ın bu kitabının özü kadar biçimi de harika. Martin’le Ruth arasındaki aşkı, o birbirlerine olan çekimi yazar ustaca anlatmış. Oldukça beyefendi bir anlatım. Anı mükemmel yakalamış; basit, akıcı ama bir o kadar dolu dolu, zekice anlatmış. Bu anlatıma hayran kalmamak mümkün değil. Anlamlandıramadığımız durumları farketmiş, harika tespitler yapmış ve bunları da büyük bir ustalıkla anlatmış. Su gibi ilerliyor anlatım. Sıkılmadan, heyecanla okudum. Anlatım hakkında belkide tek eleştirim bazı kısımlar biraz daha kısa olabilirdi. Daha oturup konuşsak çok şeyler söylenir bu kitap hakkında. İyiki okumuşum, okumasaydım eksik kalırım dediğim bir kitap. Kitabı okurken o dinlediğim müziğin melodisi bile kitaba uyum sağladı. Zihnimde kitap coştukça müzikte coştu; yavaşladıkça müzikte yavaşladı. Bu yüzdende ayrı bir zevk aldım bu kitaptan. Okuyun okutturun dostlar! :) Martin Eden iyi ki tanıdım seni!
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.