Lidyalılar daha önce benim için parayı icat eden bir uygarlık olmaktan başka bir şey ifade etmezken bu kitabı okuduktan sonra artık çok önemli bir hale geldi. Aşk ve ihanet düzleminde birbiri ile bağlantılı MÖ 500 ve 1980'li yıllarda geçen iki hikayesi var ve eğer tarih seviyorsanız ağızda güzel bir tat bırakıyor. Bu Pagan Batı Anadolu uygarlığının güçlü zamanlarına, Pers Kralı Keyhüsrev'e yenilmesine tanıklık ediyorsunuz. Bu arada çoğumuzun haberi bile olmadığı ülkenin merkezi Sfard, şimdiki Sard harabelerini görme isteği ile yanıp tutuşuyorsunuz. Ayrıca Karun'un hazinelerinin başına ne geldiğini öğreniyor ve en azından ne mücadeler ile ülkemiz topraklarına döndüğünü öğreniyorsunuz. Yazarın "bundan yüzyıl önce tarihi eserlerimize sahip çıksaydık şimdi dünyadaki müzelerin yarısı boş kalırdı" yorumu ile yüreğiniz cız ediyor.