Belirtmeliyim ki; Körlük, şuana kadar okuduğum en iğrenç roman. Bakın kötü demiyorum. Sahip olduğu gerçekçiliğin getirisi olan bir iğrençlik. Her şey o kadar şeffaf bir doğallıkla perçinkenmiş ki, okurken " Hayır, olamaz böyle bir olay. " dediğimi hatırlamıyorum bile. Olay örgüsü, üslubu ve içeriği bakımından kesinlikle neden Nobel almış anlayabiliyorum.
Kitap, her şeyin sükutu seyrindeyken bir adamın trafik aniden "süt köpüğü" beyazlığında kör olmasıyla başlayıp, bu beyaz körlüğün giderek herkese bulaşması ve bir kadının dünyanın gözleri olmasıyla devam ediyor. Çok duru, olağan bir dil kullanılarak olayların içine çekilniş okuyucu. Sürükleyici olduğunu da söyleyebilirim. Kitaplığıma yeni bir evlat kazandırdığım için mutluyum.