Gönderi

Puan vermedi·328 syf.··
2020 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 21:27
Çocuk Kalbi'ni Fransızcaya çeviren A. PIAZZI: "Bu kitabı okumayan çocuk, mutsuzdur. Bu kitabı çocuklarına okutmayan ana-baba ve öğretmenler sorumludur. Ve bu kitabın girmediği okul, okul değildir." İtalyan yazar oğlunun yazdığı günlüklerden esinlenerek yazmış bu kitabı.1886 yılında tamamlanmış ve dünyanın birçok diline çevrilmiş. Ayrıca eğitim bilim uzmanlarınca "dünyanın en yararlı çocuk kitabı" olarak kabul edilmiş.* Üçüncü sınafa giden Enrico tüm yıl boyunca günlük tutuyor ve günlük bu süre zarfında Enrico'nun öğretmenleriyle, anne ve babasıyla, arkadaşlarıyla olan ilişkileri ve bunun yanında her ay okulda okudukları çocuk kahramanları konu alan hikayelerden ve ailesinin Enrico'ya yazdığı mektuplardan oluşuyor. (Hikayelere çocuğumuz herhangi bir yorum yapmıyor. *) Vatan ve bayrak konuları sıkça işlenmiş... O dönemlerde (1870’lerde) İtalya milli birliğini tamamlamıştır, Amicis de İtalyan Birliği kuşağının temsilcisidir. Kitabın yazıldığı yıllar İtalyan ulusunun oluşturulduğu yıllardır. Bu sebeple kitap bir yanıyla İtalyan çocuklarına vatanseverliği, milli birlik ve bütünlüğü aşılamak için yazılmıştır.* Kitabı okurken sık sık kendi ilkokuluma gittim. Aslında çok benzerlik olmasa da çocukluk, okul deyince şöyle bir o günlere gitmeden olmuyor. Tahsin hocam geldi gönlüme o da bize günlük tuttururdu. Her sabah da kontrolü vardı günlüklerin... Her günse birbirinin neredeyse aynısı 'Sevgili günlük, bugün uyandım, kahvaltı yaptım, okula gittim. Çok eğlendim. Eve gelince ödevlerimi yaptım. Kardeşimle oyun oynadım sonra uyudum.' vs. ah biliyorum korkunç... Enrico'nun yazdıklarını görünce oldukça yerin dibine girdim tabi :) Öyle güzel ki, Enrico annesine kaba davranıp onu üzdüğünde babası senden iğreniyorum bir süre bana sokulma diyebiliyor, dışarıda bir yanlışını gördüklerinde derhal uyarıyorlar şimdiki şımarık yetiştirilen çocuklarla karşılatırıyorum... pek yorum yapamayacağım. Öğretmenimize ne kadar saygı duyardık Enrico gibiyken şimdi öğretmen gibi kutsal bir mesleğe aman ya ne ki diye bakanlar var, utansınlar! Sevdiğim kısımların hepsini yazsam uzar gideeer, yoksa daha koca yürekli Garrone var, sınıf birincisi Derossi var küçük duvarcı var.. Var da var. Toparlayamamaktan endişeleniyorum, o yüzden kitapta kafama takılan kısımlara geçiyorum. Kitapta Enrico'nun yaptığı şeyler çok geri planda genel olarak gözlemci ayrıca iyi biri sonuna kadar iyiyken, kötü ise her zaman kötü işlenmiş. Kadınlar evde, erkekler çalışıyor. Bu hep böyleymiş gibi... İşçilerin çocuklarının okulu bitirince yine işçi olacak olması.. Ölümün oldukça fazla anlatılıyor olması, hastalıklardan ölüm, küçük yaşta ölüm... gibi insanı yıpratan bir yanı da var. Tabi bunlara o dönemin etkisi demeliyiz sanırım. Kitabın çocuk edebiyatı yönüyle geniş bir incelemesine yer vermek istiyorum: "(...) Diğer bir deyişle, içeriğin nasıl düzenlendiği en az sunulan içeriğin kendisi kadar önem kazanmaktadır. Çocuk Kalbi romanında açıkça gördüğümüz anlatısal düzenlemeler, romanın tanımlanan çocuk edebiyatı ilkelerinden oldukça uzak olduğunu ortaya koymaktadır." google.com/url?sa=t&source... * tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ocuk... * yesilgazete.org/blog/2014/11/15... Çocuk edebiyatı demişken!!! Biricik cins şairimiz #61071497 Cemal Süreya'nın bu konuda yazdıklarını buraya eklemeden olmazdı: Ayrı bir çocuk edebiyatı olmaması kanısındayım. Biri diyecek ki, "Ama var böyle bir edebiyat!" Var, var olmasına, ne ki; olması gerektiği için değil, kendisi var olmak istediği için. Geçende bir arkadaş Saçak'taki bir soruşturmaya verdiği karşılıkta ne güzel soruyordu: "Çocuk yazar var mı?" diye. Çocuklar için edebiyat... O zaman "ilkokul çıkışlı altmışlıklar" edebiyatından niçin söz edilmesin? Bir "dalgıçlar edebiyatı"ndan? Gerçekte bunlara da varım. Ama bir "çocuk edebiyatı"na, yoo! Edebiyat vardır. Çocuklar da ondan kendilerine göre koparabildiklerini alırlar. Çocuğu küçümseme yatıyor "çocuk edebiyatı" sözünde. Bırakalım, çocuk da yüzmeyi (okuma yazma) öğrendikten sonra bizim girdiğimiz denize girsin. Bilginin çocuklara ayrı bir aktarılış biçimi olabilir. Olmalıdır. Ama "çocuk Süleymaniyesi"ni kabul edemem. Kahramanı çocuklar olan romanlar vardır. Ama niçin çocuk romanı olsun? Çocuk politikası var mı? Çocuk belediyesi? İnsanlık tarihinde çocukluğun tarihi de yeni sayılır. Yeni hayat serüveni içinde, çocuklara gerekmeyen yerlerde de, ayrı işlemler uygulama. Wilhelm Reich çocukları nasıl sömürdüğümüzü, onlara her yönden nasıl bir zindan ve kölelik hayatı yaşattığımızı uzun uzun anlatır yapıtlarında. Erkekler, kadın kölelerine, onların da köleleri olduğunu anlatmak için çocukluğu kurdular. S. Firestone, Ortaçağ'da çocukluk diye bir kavramın geçerli olmadığını söyler. Ne çocuk giysileri vardır o çağda, ne oyuncaklar, ne de çocuk konuşması. Bütün bunlan büyük bir sapkınlık olarak niteler ve daha çok Rönesans'tan sonra ortaya çıktığını ekler, önceleri çocuklar "küçük boy insanlardı; çıraklar da onlardı, hizmetkârlar da. Çocuk henüz "ekmek" diyemiyor da, "epe" diyorsa, ona kalkıp "epe" diye söz etmeyelim ekmekten. O zaman epe'den ekmeğe geçim süreci uzar, ya da hiç değilse biz uzamasını istiyoruz demektir. Çocuk edebiyatı budur. Hele günümüzdeki gibi adamakıllı özelleştirilmiş; karışık biçimleri, tecimsel kuralları bulunmak istenmiş bir çocuk edebiyatı. İnsanın daha başlangıçta aşağılanması... Günümüzde ilkokulu yeni bitirmiş 11 yaşında bir çocuğa özel liselerin, Anadolu liselerinin sınavları için yükletilen çok kökenli, karmaşık bilgileri düşünüyorum. Bir yerde bilgi olmaktan çıkmışsa da, çocuk bilgileri mi bunlar? Bunları öğreneceğine güvenilen kişi niçin Çehov'u, Sait Faik'i anlayamazsın. Cemal Süreya - Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (sayfa 9) Çocuk Kalbi'ni duyup bir türlü okuyamamıştım. Piazzi'nin mutsuz çocuklar kervanındanım ben de ama geç de olsa kardeşimin bahanesiyle okudum. İyi ki de okumuşum. Çok sevdim, bir an önce kardeşime okutmak için de sabırsızlanıyorum... Hala okumadıysanız, şimdiden keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Çocuk KalbiEdmondo De Amicis · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,5bin okunma
··
103 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ey gidi çocukluğum :))) İlkokuldayken okumuştum Çocuk Kalbini fakat sor hatırlıyor muyum, hayır :// Çocuk edebiyatı kısmına katılıyorum, önemlidir çünkü küçük yaşlarda insanın nelerle karşı karşıya kaldığı, hayatının ilerleyen dönemlerinde etkili olur. Aklıma şu soru da geldi tabii, çocuk edebiyatı çatısı altında romanlar öyküler vs. ne kadar kontrolde? İçeriğinde neler var bu romanların, hikayelerin? Çocuklar için yazılmış ne varsa sıkı gözlerden geçmeli ve öyle sunulmalı çocuklara.
Hilal
Gönderi Sahibi
Hatırlamasan da izi kalmıştır kardeşim. 😊 Haklısın kontrol edilmeli çocukların okuyacağı kitaplar muutlaka ama bunun yapıldığını çok da sanmıyorum. O yüzden kardeşime okutmadan önce ben okuyorum ya :) aslında itiraf edeyim ondan daha çok keyif alıyorum okurken. Zeynoyu bilirsin bi türlü çok sevdiremedim ona okumayı... Ama ben onun okuduklarını okudukça ona anlattırdıkça sanki sevecekmiş gibi oluyor. Yahu Zeynoya nerden geldim şimdi bilemedim ki... 😅 Teşekkür ederim balım