Makro toplum nasıldır?
Makro toplum ütopiktir. Doğrunun öznel olduğunu ve kimsenin inanışları üzerinde baskı kurulamayacağını anlatır. İnsan sadece dilerse, yardım isterse ona el uzatılabilir. Çünkü insanlar kendi yaşam deneyimlerini kendileri seçer. Bu durum “Dünya’ya gelmeyi ben istemedim ki, benim fikrim sorulmadı.”diyen insanların, kendi seçimleriyle daha kolay yüzleşmelerini sağlar. Ruh, daha bedene girmeden önce doğacağı toplumu kendi seçer. Yaşarken başına gelenler kendi düşüncelerinin tezahürüdür. Bir şeyin olacağına inanması o olayı deneyimlemesini sağlar. Eğer insan, bir şey için yeteri kadar arzu ve inanç hissederse o şey o kadar çabuk gerçekleşir. Aynı enerji korkuda da geçerlidir. Korktuklarımızı hayatımıza çekeriz. Bu durum bize popüler hale gelen The Secret kitabını hatırlatmaktadır. Durumu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: İnsan koşulların kurbanı değil, kendi evreninin yaratıcısıdır.