Puan vermedi·90 syf.··Beğendi
· Murakami, uyuyamama halinin bilinçaltı izdüşümlerini okura yansıtırken, bir yandan da uyuyamama halinin gündelik hayatta yaşattığı değişimlerin peşinden koşturuyor okuru. Uyumayı reddeden bir bilinçle, uyumamayı kabullenmiş bir bedenin birbirine uyum sağlama çabasının etrafında şekillenen, aile yaşantısıyla, uykusuzluğunun arasındaki ince çizgide kendine dair bilmedikleriyle karşılaşan bir kadının, 17 günlük uyku çığlıklarının öyküsü. Karabasanların dahil olduğu uyumama halini lanetleme aşamasıyla başlayan, uykusuzluğuyla barışarak uyuyamama haliyle yüzleşen, uykusuzluğuyla, uyuyabilen “normal” aile bireyleri arasındaki düşünsel farklılıklarının ayrımına varan, uykusuzluğunun kendini gerçeklik ötesinde bir düzleme taşıdığının farkındalığıyla, uykusuz zamanlarıyla yaşamını üçte bir oranında genişlettiğini düşünen bir zihne varmaya kadar giden çoklu çığlıkların öyküsü.
Diş hekimi eşi ve her gün okula gönderdiği, yemeklerini hazırladığı oğluyla geçirdiği hayatında, her tür ev işinin bir tekrar olduğunu düşünürken, yaşantısına uykusuz geçirdiği gecelerin birbirini tekrar etmesi gerçeği çöküveriyor. Ancak bir süre sonra uykusuzluğun kendine yarattığı zamanların farkına varıp eskiden, çok eskiden yaptığı gibi kitap okumayı düşünüyor. Bu sürede de uykusuzluğu onun kendisiyle hesaplaşmasını sağlıyor, kitap okuyamayan, sadece ev işleri yapan o kadının bugünü ve geçmişiyle içten, çok içten bir hesaplaşma izliyoruz.