Gönderi

Puan vermedi·208 syf.··
2020 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 17:56
(Bol spoiler içerir) Genel olarak bu kitabı düşündüğümde sanırım çok da bana hitap etmedi diyebilirim. Konuyu ve karakterleri sevmedim. Ama konuyu işleyiş çok iyiydi. Dili, akışı güzeldi. Anlatımını da çok beğendim. Kitabı bitirebilmemin sebebi bunlar olabilir. Aşk romanı sevmem ama yazarın anlatım tarzı, duyguları, hisleri bu şekilde geçirebilmesi beni kitabın içine aldı. Gerçekten anlatımdan çok etkilendim. Okurken not aldığım içerikle ilgili kısımlar var tabi bu artık karakterleri eleştirmeye girebilir ama paylaşmak istedim bu kısmı da. Dickie’nin aşkı Odile için psikolojik şiddet boyutuna ulaştı. Odile Dickie’nin baskıları sebebiyle ondan uzaklaştı. Dickie’nin davranış ve düşüncelerini aşk diye göremedim. Çünkü erkil, kıskanç bir kafayla Odile’in sadece ona ait olmasını bile istedi. Onu diğer insanların görmesinden, diğer insanlarla iletişiminden rahatsız oldu. Odile ve Dickie aşık olabilirler birbirlerine fakat yaşamsal farklılıkları ikisini de zamanla soldurdu. Büyüme biçimleri, aile yapısı, yemek yemeleri, sofra halleri bile birbirinden çok farklıydı. Değiştirilebilecek şeyler gibi görünürken bunca küçük farklılık onların kendi varlıklarını oluşturuyor aslında. Dickie’nin Odile’in değişmesini istediği kısımlar da bu durumu düşündürtüyor. Bu istek bencilce ve Odile’in kendi varoluş biçimini değiştirmesini, kendi olmamasını istemekti. Odile bir tarafta kendisine çok aşık olan bir adamla yok oldu, diğer tarafta kendisinin çok aşık oluğu bir adamın burnu havada halleriyle “üzerinde tepinmesiyle” yok oldu. Bence Odile’i aşk değil Erk öldürdü. Bir sürü noktasını toparlayamadığım düşüncelerimi destekleyeceğini düşündüğüm bir kaç alıntı yapacağım. (Sf 102) François’nın Odile’e ilişkin söyledikleri: “ çok güzeldi, gerçekten sevmiştim onu ama ilk kocası kötü yetiştirmişti. Çılgınca bir yosmalığı vardı...” diye devam eden cümleyi kuran erkeğin korkunçluğu bir de bu cümleleri kurduğu için ondan tiksindiğini söyleyen diğer erkeğin yaptığı korkunç yorum: “ Bu konuşmayı duyunca François’den tiksindim. Gene de bazı bazı hayranlık duyuyorum ona. Benden daha güçlü, belki de daha akıllı davranmıştı; daha güçlü davranmıştı her şeyden önce, çünkü onun gibi ben de anlamıştım Odile’i ama aramızdaki fark benim bunu söylemeyi göze alamamış olmamdı.” Birinci bölüm sonlara gelip bittiğinde bunlar şekillendi kafamda. Ama eminim ki bir çok insan Odile’ş suçlamış ve yargılamıştır. Hatta Dickie için üzülmüştür. Ben böyle hissetmedim. İkinci bölümde çok can sıkıcıydı. İsabelle için çok üzüntü duydum, öfkelendim de.. Dickie için de hislendiğim anlar oldu ancak hızlı geçti sanırım.
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,468 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.