9/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 08:45
Kitab-ül Hiyel sevgili yazardan okuduğum dördüncü kitabımdı ve anladım ki bulabildiğim eserlerinin tümünü okumadan bu serüveni bitiremeyeceğim.Çünkü dostlarım,yazarın farklı,çok farklı ve özgün,adeta sihirli bir dili var ve sizi hikayenin içine dahil ediyor.Dönemin İstanbul'unda ara sokaklarda oynayan çocuklar oluyorsunuz,kayıkçılardan biri haline geliyor,kahramanların konuşmalarına kulak kabartan bir esnaf oluveriyorsunuz bir anda.Bu şu ana kadar okuduğum tüm eserlerinde kendini hissettiren ve benim çok nadir yazarda hissedebildiğim bir duygudur.Ayrıca yazarın kullandığı anlatım dilini bazen anlamıyor gibi hissetseniz de anlıyorsunuz aslında.Bu çok tuhaf ama benim için gerçekten doğru bir durum.Özellikle Puslu Kıtalar Atlas'ında bunu net bir şekilde yaşamıştım.Ama bu kitapta genellikle teknik dil kullanıldığı için bazı kısımları anlamakta zorlandığımı söylemeliyim. Eski zaman mucitlerinin hikayeleri bir Hileler Kitabı'nın içine sığdırılıyor ve biz 3 kuşak mucidin öyküsünü,aralarındaki iletişimi,usta-çırak ilişkisini,devralma süreçlerini de işlenen şekilde okuyor ve izliyoruz adeta.Yafes Çelebi'den,Kara Calud'a,oradan Üzeyir Bey'e,aradaki Uzun İhsan Efendi detaylarına dek tam tamına bir İhsan Oktay Anar kitabıydı.Kitap mucitlerin eserlerini betimlemenin yanında bir çizim olarak sunma konusunda oldukça başarılıydı.Numaralı gösterimlerle icadın belli noktalarını size açıklıyor,adeta bir sunum haline getiriyordu.Devasa korkutucu bir denizaltının ayrıntılı bir biçimde parça parça açıklandığını düşünün.Gerçekten oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Sadece bir iki sevmediğim noktayı belirtmek istiyorum.Kitapta beni bazen gerçek anlamda yoran bir teknik anlatım gözle görülüyordu ancak bu kitabın konusuyla bağdaştırılacağı için benden kaynaklı bir durumdu.Artı olarak Kara Calud bölümünün her anlamda bana ağır geldiğini,yorduğunu ve bölümün bitmesi için can attığımı üzülerek belirtmek istiyorum,hatta Üzeyir Bey bölümüne geçince gerçekten derin bir nefes aldım diyebilirim.Sevdim mi,elbette sevdim.Ancak benim için ne yazık ki bir Suskunlar,bir Puslu Kıtalar Atlası değildi.Onun dışında gerçekten de kitabın arka kapağında söz edildiği gibi "okuyanın okumayanlara kolay anlatamayacağı,hayal gücünün sınırsızlığını gösteren çizimleriyle,insanın birileriyle paylaşmak isteyeceği romanlardan,Kitab-ül Hiyel."Gerçekten de öyle bir kitaptı.
Kitab-ül Hiyelİhsan Oktay Anar · İletişim Yayıncılık · 20205,8bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.