öyle bir AŞK ki; ikinciyi de okuturken, her defasında, kalbine yeniden başka birşeyle dokunuyormuşcasına, kendiyle dalga gecen tebrizi bir yana, onu anlamaya çalışan mevlana diğer yana...
her ikisini tasavvuf çatısı altında kısa öyküleriyle zevkle aktaran yazarın gücü ise bambaşka