Gönderi

“Şunu iyi biliniz ki bana Kur’ân-ı Ke­rîm ile birlikte (onun bir) benzeri de verilmiştir. Dikkatli olun; koltu­ğuna kurulan karnı tok bir adamın: «Siz sadece şu Kur’ân’a sarılın! Onda bulduğunuz helâli helâl, haramı da haram kabul ediniz yeter!» diye­ceği (günler) yakındır...” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 5/4604; Ahmed, IV, 131)
Din
··
1 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sebile
Gönderi Sahibi
Kur’ân-ı Kerîm, Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in 23 senelik nebevî hayatıyla tefsir edildi. Dolayısıyla Allah Resûlü’nün gönül dokusundan hisse almadan, O’nun ahlâkıyla ahlâklanmadan, O’nun Sünnet’ine tâbî olmadan, Kur’ân’ı anlamak da yaşamak da mümkün değildir. Ayrıntı için bakabilirsiniz 💞 islamveihsan.com/kim-peygambere-...
Ben daha farklı bir şekilde anlamıştım. Ama sizin anladığınız manaya hak verdim.Yalnız sizin dediğinizi şöyle açıyorum :Kur an kısa ve özdür, bu özlük tefsiri icap ettirir , bu tefsirin de farklı ürünler farklı yollar ortaya koyacak şekilde yapılması mümkündür. bu ürünlerden Murad-ı ilahiye ye muvafık olan hadis ve sünnettir. Hadis ve sünnet ise Efendimize (asm) bir nevi ilahi konuşma(Kur anın bir benzerinden bunu anlıyorum) ile gösterilen Kur anın hakiki ve geniş manasının insanlığa tebliğ şeklidir. Kısacası sahih hadis ve sünnetin özü de ilahi bir kaynaktan gelir.
Onun bir benzeri de verilmiştir ifadesini nasıl anlıyorsunuz?