Zweig'dan yine kendisi kısa, etkisi uzun süren bir kitap daha. Bitirdikten sonra okuru uzun düşüncelere iten, savaş, asker, millet,vatandaş kavramlarını tekrar sorgulamaya yardımcı olan bu kitap; eşiyle birlikte sakin, mutlu bir hayat yaşamak isten Ferdinand'ın çaresiz birkaç gününü anlatmaktadır. Baş karakter Ferdinand’ın ressam olarak tek hayali güzel resimler yapmaktır ve eşiyle savaşta tarafsız olan İsviçre'ye taşınır. Ancak savaş halinde olan ülkesi Avusturya kendisini bulur, bir tebligat ile asker olarak savaşa çağırır. Bu haberle birlikte Ferdinand ve eşinin ruhlarındaki çalkantılarla birlikte Zweig aslında kendi savaş karşıtı düşüncelerini aktarmaktadır. Vatandaş olmaktan önce insan olma hissi, düşman olsa dahi insan öldürme konusundaki çekinceleri ve savaş karşıtı düşünceleri anlatılırken bir yandan vatanına karşı sorumluluğu ve insanların gözündeki statüsünü koruma çabası sürekli çakışmaktadır. Bu noktada bir karar vermesi gerekmektedir; ya vatani sorumluluğunu seçerek karısını ve yaşantısını geride bırakacaktır; ya da özgürlüğünü seçip kaçak olacaktır.