Kürk mantolu kadın.. Son sayfasında gözlerim dolarak okuduğum bir roman. Bir şeyler söylemek istiyorum ama nerden başlamalı hiç bilmiyorum. Muhakkak ki her insanın ruhuna dokunabilecek ve her insanın kendi hayatından bir kesit bulabileceği türden bir şey. Uzun zamandır beklettiğim ve yakınımda olan herkesten “daha yeni mi okuyacaksın” sorusuyla karşılaşmama rağmen en sonunda elime alıp okumaya başladığım bir romandır kendisi. Sayfa sayısı itibariyle de (akıcılığını söylemiyorum bile) çok kısa sürede bitirilebilecek bir kitap.
İçeriğine gelecek olursak, Raif Efendi’nin 35 yıllık hayatında kendini gerçekten yaşamış hissettiği 4-5 aylık süreci ele aldığı siyah ciltli bir defter aracılığıyla hikaye başlıyor. “Kendini gerçekten yaşamış” hissettiği bu zaman dilimi onun geçmişine ve geleceğine tesir edecek türden. Ne kadar geç kalmış dahi olsam da iyi ki okumuşum dedim. Ama düşününce de aklımda şu soru gezmiyor değil “peki biz gerçekten yaşıyor muyuz?”