Gönderi

9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Hızır’la Kırk Saat, Sezai Karakoç’un kitapları içinde çok ayrı bir yerde duruyor. Aslında sadece Karakoç’un kitapları arasında değil de, bütünüyle şairin yazdığı şiirin çok dışında, başka bir yerlerde…Karakoç, Hızır’la Kırk Saat’teki şiirleri, kitaptaki kırk şiir gibi kırk günde Yenikapı’da denize bakan bir kahvehanede yazdığını söyler hatıralarında. Bu anlamda tamamen ilhamla yazılmış uzun bir şiiri andırır kitap. Şiirleri sadece gözlerinizle okumuyorsunuz bu cümbüşe ruhunuz,kalbiniz ve zihninizle birlikte okuyorsunuz.Bazen Hz.İbrahimle birlikte Allah'ın varlığını düşünüyorsunuz bazende Hira dağında hz.peygamberle inzivaya cekiliyorsunuz bazende Mecnun olup Leyla için çölleri aşıyorsunuz...Şair her gün aynı yerde Hızır’la buluşmaktadır. Tıpkı nefsini yenmeye çalışan bir sufi gibi.Fakat ilerleyen sayfalarda şiirler bir iç hesaplaşmaya döner.Batiya karşı Doğunun ulu figürlerinden ilham alarak bize geçmişi hatırlatarak zihnimizi Hızır (a.s)bilindiği üzere İslam medeniyetinde darda kalana, başı sıkışana yetişen olarak bilinir tıpkı Hızır gibi Sezai Karakoç ve Hızırla kırk saat de öyle Türk şiirine yetişmiş, çıkmaza giren Türk şiirini hak ettiği noktaya tekrar taşımıştır. “ben hızır... gün... falan saatte... yerde inceleme yaptım anne suçsuzdu ve öldü baba suçsuzdu eski incirler gibi hışırdıyordu küçük çocuk suçsuzdu bal rengi bir akıl sarasına bağışlandı öbürleri suçsuzdu çiçeğe yeni durmuşlardı suçlu bendim geç kalmıştım evin kötü düşü balkona ağmıştı komşu evlerde ayin başlamamıştı kendimi iki yüzyıl insanoğluna görünmemeğe mahkum ettim imza hızır pulsuz tarih çin seddinden sonra 5000 şahitler bütün oğullarım”
Hızırla Kırk Saat - Şiirler IIISezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 19672,667 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.