YKY - Nevzat Erkmen Çevirisi
GÖRÜLEBİLENİN KAÇINILMAZ KİPLİĞİ: EN AZINDAN bu, gözlerimin düşüncesi. Burada okuyadurduğum her şeyin, yaklaşan meddin getirdiği denizcanlılarının ve denizenkazının, şu partal pabucun imzaları. Sümükyeşili, gökgümüşi, pasrengi: Renkli imler. Saydamlığın sınırları. Ama ekliyor: Bedenlerde. O halde bedenlerin, renklerinden önce varmıştı bilincine. Nasıl? Kafasıyla onlara toslayarak, elbet. Yavaş gel. Hem keldi hem de milyoner, maestro di color che sanno. Saydamlığın sınırı içre. Niye içre? Saydam, saydam olmayan. Beş parmağınızını içine sokabiliyorsanız bir geçit, aksi taktirde bir kapıdır. Gözlerini kapat da gör.
Norgunk Yayınları - Armağan Ekici Çevirisi
Gözle görülenlerin kaçınılmaz modalitesi: en azından bu, eğer daha fazlası değilse, gözlerim aracılığıyla gelen düşünce. Tüm nesnelerin imzalarını okumak için buradayım, denizdölü ve denizölüsü yosunlar, yaklaşan gelgit, şu paslı pabuç. Sümükyeşili, gümüşmavi, pas rengi: renkli işaretler. Şeffafın sınırları. Ama ekliyor: gövdelerde. Bizimki o gövdelerin varlığından onların renklenmesinden önce de haberdardı demek ki. Nasıl? Kafayı onlara toslaya toslaya, nasıl olacak başka. Yavaşla biraz. Kafası keldi ve milyonerdi, maestro di color che sanno. Şeffafın sınırları, şeyin içindeki... Neden içinde? Şeffaf olan, olmayan. Eğer beş parmağın arasından geçebiliyorsa cümle kapısıdır, geçemiyorsa bildiğin kapıdır. Gözlerini kapa da gör.
Kafka Kitap - Fuat Sevimay Çevirisi
Görülenin kaçınılmaz kipliği: Bu, başka şeyler değilse bile gözleri vasıtasıyla vardığım düşünce. Burada okumakta olduğum her şeyin, denizin doğurduklarının ve öldürdüklerinin, yaklaşan gelgitin, şu rengi atmış pabucun imzası. Sümükyeşili, gümüşimavi pas: rengarenk imzalar. Şeffaflığın sınırları. Ama ekliyor: bedenin de. O halde onların, yani bedenlerin renge bürünmeden önce de farkındaydı demek. Nasıl? Kafasını onlara toslaya toslaya elbet. Sakin ol. Hem kel hem milyonerdi, maestro di color che sanno. Şeffaflığın sınırları içindeki. Neden içindeki? Şeffaflık ve şeffaf olmama, reform. Beş parmağını arasına koyabiliyorsan geçittir, yoksa kapı. Yum gözlerini de gör.