Puan vermedi·160 syf.··
2020 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 02:32
Bütün kitap boyunca imgelemimizin en tepesinde , sensörlü bir lamba gibi sürekli , düşündükçe aydınlatan, adının bile önemini kaybettiği bir adam için sorulan şu soru ; Bu adamın suçu gerçekten ne? ya da neydi böylesine ölüme götüren? Evet kitabın ismi" Bir İdam Mahkumunun Son Günü " çünkü dönemde ve dönemimizde reayanın hayatı o kadar değersiz ki bir isimle anma gereksinimi bile duyulmuyor. Tıpkı bugün haberlerde duyduğumuz milyonların ismini de bilmediğimiz hatta önemsemediğimiz gibi... O da biri... Bunu günümüz için şahit olduğum için rahatlıkla söyleyebilirken o zaman için nasıl böyle fikir üretebiliyorum . O da yazarın önsözü sayesinde . İdam cezalarının yüksek zümreler için değiştirilebildiğine dair açıklamalarından ve haklı yakınmalarından... Olay örgüsü O Biri'nin yargılanıp, idam cezasına çarptırılması, avukatın cezayı mahkeme önünde ömür boyu kürek mahkumluğuna çevirebilme çabası, suçlunun idam gününü beklediği zindan ve idam cezasının uygulanacağı yere götürülme aşamalarından geçiyor. Bu süreç içinde de kitap epey ruhsal bir incelemeyle harmanlanıyor. Romanda İdam Mahkumundan başka bir Rahip, askerler , mahkumun kızı , cellat ve ağzı sulanarak infazı izleyen enfes kalabalık... Mahkumun ışıksız ve umutsuzlukla örülü dört duvarı arasındaki kendiyle , dünyalık yaşamıyla ve aslında dünyada hiç yeri olmaması gerekenlerle verdiği son iç hesaplaşma çok yalın ve samimi anlatılmış. Zindanın duvarlarındaki yazılanların ve oradan daha nicelerinin ölüme gidişini hatırlatanlatan anıları eşiliğinde iç çekişler .Okuyucu olarak kendini o ortamda ya idama mahkum edilmiş kişiyle konuşan biri ya da bizzat kendini onun yerine koyarak defalarca zindanda oturan ve zamanı gelince giyotine yatırılacak kişi olarak düşünmekten geri alamıyorsun. Ölüm korkusunu hayal etmek, birgün olacağını kendine hatırlatmak ve bilincinden olduğunu zannetmekle ölüme adımlarını sayarak yürüyeceğini bilmek arasındaki korkunç ayrımın daha iyi nasıl anlatılacağını kestiremiyor insan. İnfazın gerçekleşeceği yer Paris'in Grève Meydanı . Kalabalığın sanki birazdan şehre kumpanya gelecek gibi coşkuyla beklediği gösteri alanı. Bir İNSAN! rabarbası ; anlamsız kelimeler ve ANLAMSIZ bir eğlence anlayışı ... Burda da yazar hayranlık uyandırıcı bir dille Paris'in sokaklarından meydana ulaştırılacak olan BİRAZDAN ÖLÜMLÜYÜ size nefesini hissettirecek kadar pürüzsüz şekilde aktarıyor. Siz o an at arabısının içinde ve yoldaki taşların sesi eşliğinde ilerlediğinizi duyumsuyorsunuz. Ve sürekli tesellisi batasıca Rahip'in dediklerine Ölümlüyle bir seste ; yeter artık son nefesimde beni benle başbaşa bırak diyorsunuz... Daha nasıl resmedilebilir ki... Bana En acı hissettiren iki bölüm vardı . Birincisi son dakikalarında mahkumun yalvarıp yakararak beni affedemez misiniz? Ömür boyu kürek mahkumu olsam da güneşi görecek günlerim olsun diyerek ona bile razı olma noktasına gelişi... ( Çünkü en başında kürek mahkumu olacaksam öleyim daha iyi diye serzenişte bulunuşu unutulmamıştır.) Diğeri de İnfaz saatinde yağmurun başlaması sebebiyle cellatın : Çok fazla bekleyemeyiz artık , ıslanınca giyotinin demirleri paslanıyor ... mukabilinde söylediği cümle... Daha sonra radyo tiyatrosunda dinlediğimde konu daha çok İbrahim Tatlıses'in bir filmindeki gibi "Kaç para lan bir flüt ? " tarzında daha çok Türk sineması filmleri tadında işlense de ; konunun temelinin pek farklı olmadığını biliyoruz . Burdaki takdir edilmesi gereken açı Victor Hugo'nun anlatış üslubunda saklı . Zira en baştaki sorunun cevabı ; Adamın ailesi ve çocuğu için hırsızlık yapmış olması ! Bu minvalden çıkarak sistem eleştirisi yapmaya kalksak evet burdan bir kitap daha çıkar ama burada yalnızca bu kitabın hissettirdiklerini paylaşmak istiyorum . Son olarak mı? KAÇ PARA LAN BİR İNSAN CANI!
Hukuk
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,5bin okunma
·
9 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
YEŞ!L
Gönderi Sahibi
Bir yandan da kitlelerin okuma kültürüne uymayacak kadar uzun 🙈 1K'da bile😉 Teşekkürler ediyorum Can 💗 Allah razı olsun👐