Gönülleri fetheden bir Tolstoy klasiği...
Hikayeleriyle, romanlarıyla, davranışlarıyla büyük bir edebiyatçı ve yazar olmasının yanı sıra, topluma ayna tutarak bir filozof ve eğitimci kimliğini de öne çıkartır. Tolstoy'un bu eserini beş defa okudum ve her okuduğumda yeni bir anlam yeni bir bakış açısı kazandım. Her dönemde güncelliğini koruyacağından eminim. Kitapta yer alan hikâyeler insanın özünde iyilik olduğunu -çünkü insanlar kötü doğmaz, insanlar kötü yapar- ve ancak tüm dünya, tüm öğretiler, bütün felsefî akımlar... sevgiyi benimser ise insanın ve insanların mutlu ve güzel bir hayat yaşayacağını yansıtıyor. Öte yandan genç, çocuk ya da yaşlı tüm okuyuculara, kendine bir adım dışarıdan bakabilme ve belki de en önemli soruları sorabilme olanağı sunar. Bu büyük sorular: insanın içinde ne vardır? İnsana ne verilmemiştir? İnsan neyle yaşar? Doğru zamanda doğru işi yapmayı nasıl öğrenirim? En çok hangi insanlara değer vermeliyim? İlgilenmem gereken en önemli işler neler olmalı? İnsana ne kadar toprak lazım? Eğer bu soruların cevabını bilmiyorsanız veya merak ediyorsanız okuyarak cevabını bulabilirsiniz. Pişman olmazsınız, garanti verebilirim.