disiplin ve dayatmanın çocuk yetiştirmede en etkili silah olduğunu düşünen irticai güruh, çocukları makine haline getiren okulun eğitimcileridir. welton akademisi o dönem, lise öğrencilerini üniversiteye en iyi hazırlayan akademi olarak düşünülüyor ve ailelerin tercih ettiği ama çocukların yaşayacakları hayat hakkında asla söz sahibi olmadan, aileleri öyle istiyor diye gittiği bir okul. sözünü ettiğim gibi çocukları birer makine haline getiren bu sistemin uygulandığı dogmatik okulun düşünebilen, çocuklara ne istediklerini bilmesini öğretmeye çalışan, belirlenmiş kapıyı açmaktan ziyade tüm anahtarları verip istedikleri kapıyı açmaları için cesaretlendiren, kendilerini keşfedecekleri yolu onlara gösteren bir edebiyat hocası vardır. zamanında kendisi de o sıralarda oturmuş, ölü ozanlar derneğinin müdavimlerinden Bay Keating. ama ne yazıkki günümüz coğrafyasında bu dayatmayla başarıya ulaşılabileceğini zanneden dar kafalı yöneticiler, yeniliklere açık, belirli kalıplara sıkışmak istemeyen insanların ayağını kaydırmaya, başlarını ezmeye çalıştıkları için bu kitabın da acınası yazgısı ilerledikçe suratına çarpıyor okurun. kitap çok güzeldi lakin okurken rahatsız oldum. artık metin boyu bahsettiğim dar kalıpların içine sıkışmış olmaktan mı, yoksa var olan potansiyeli kullanamamaktan mı? bilinmez.