Öncelikle Arthur Miller’in dört sayfalık ön sözünde, kısa hikayeler ile uzun roman ve tiyatroyu karşılaştıran yazısı çok aydınlatıcı ,büyük bir zevkle okudum.
Ancak kısa öyküye gelince;
Beş yaşındaki hikayenin kahraman Martin “Ah neyin yanlış neyin ise sadece kötü olduğunu bir bilebilseydi!” sözüne takıldım ve bu cümle üzerine yorum yapacağım.
Henüz beş yaşındayken neler düşündüğümü hatırlamıyorum.
Ancak o dönemde muhakeme yeteneğimin geliştiğini sanmıyorum.
Zaten o yaş gurubunu biraz izlediğinizde genellikle anlık reaksiyonlar verdiğini görüyorsunuz.
Açıkçası ben o yaşlarda duyguların çok çabuk değiştiğini ve uzun vadeli planlar yapılmadığını düşünüyorum.
Tamam her çocuğun hayal kurduğunun kabul ediyorum ancak hayallerini bu derece takıntı haline getirenlerin olabileceğini sanmıyorum.
Ağladıktan sonra hemen gülmek beş yaşında bir çocuk için son derece doğal.
Belki de öyküyü bu nedenle beklediğim kadar iyi bulmadım.