Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 12 Mart 2020 21:54 Tolstoy’un hayatının bir kısmının nasıl geçtiğini de anlayacağınız bu kitabın sonuna geldiğinizde “ ben ne okudum” demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Yazar varoluşu, varoluşun amacını , çoğu zaman kendimize sormaya korktuğumuz daha nice soruları hem kendine hem de biz okurlarına sormakta ve yazar cevabı ararken yaşadığı serüvenin içerisinde bizi de sürüklemektedir.
İnancın sorgulanması ile başlayan yolculuğunda yazar Tanrıya karşı mükemmel olmaya çalışırken kendini toplumunun yönlendirmesi ile şan, şöhret peşinde, zengin olma çabaları içinde bulur ve bu uğurda metinler yazdığını ve bu iğrenç mekanizmada bir yanılsama olduğunu fark eder. Toplumda ahlaklı davranışları dışlanmış, ahlaksız davranışları ise desteklenmiştir. Ne öğrettiğini bilmeden sürekli yazmak fiziki olarak değil ama ruhen yazarı etkilemektedir. Yazar bildiklerinin bir anlam kazanması için evlenir ve en iyisi olan neyse ailemiz için yaşamalıyızı öğretmeye çalışır. Yani öğretilerine bir anlam yüklemek ister.
Bütün bunlardan sonra asıl soru ise, “ yaşamın anlamı ne ? “ dir. İşte kitabın geri kalanında bunun peşinde koşacaktır. Kendisini bir kuyuya düşen adama benzetir, şanı ve şöhreti kuyudaki bal, yaşamındaki boşluk ve ölüm ise kuyunun dibindeki ejderhadır.
Yaşamın anlamını bulabilmek için deneysel ve teorik bilime başvurur ama tatmin edici bir cevap bulamaz. Bilimde bulamadığı cevabı hayatın içinde arar ve dört farklı yol keşfeder. birinci yol, ne için yaşadığını sorgulamadan yaşayan cehalettir, ikinci yol, hayatın sonu olduğunu bildiği ve sorguladığı halde bundan kurtulmak için haz peşinde koşmadır, üçüncü yol, ölmenin yaşamaktan daha iyi olduğunu düşünen insanların intihar ettiği yani hayata karşı koyabildiği güç ve enerji yoludur, dördüncü ve en son yol ise hayatın anlamı olmadığını bildiği halde yaşamaya devam edenlerdir. Yazar bu yollardan da bir yere varamaz ve asıl soruyu yanlış kesime sorduğunun farkına varır. Yani şimdiye kadar tüm soruları üst sınıfa sormuştur, soruyu işçi sınıfına sorduğunda ise hayatın bir anlamı olduğunu görür o anlamın adı “ inançtır”. Uzun süre inancı, dinleri ve mantığı sorgular. Bir dönem inanç içinde tanrıyı arar onu sorguladıkça O’ndan uzaklaşır, varlığını kabullendikçe mutlu olur. Dini sorgulamaya başladığında ise yalanla gerçeğin iç içe olduğunu görür. Hayatın kendisi için değil tüm insanlık için tek ve önemli olanın daha iyi biri olmak sonucuna varır. Bu ise onu en baştaki mükemmelliyetçiliğe iter, aradaki fark bu sefer herşeyin farkındadır.
Hayatın anlamı; mantık ve inanç bütünlemesinden oluşur. Tek başına mantık yaşamın anlamını cevaplandıramayacağı gibi tek başına inanç da yaşamayı anlamlı kılmayacaktır. Mantık ve inanç bir bütündür.
Tolstoy “ ne için varım” sorusunu tüm kesime sorarak ve bilimi, dini, inancı, insanları sorgulayarak bu bütünlüğü bulmaya çalışmıştır kitabında...
İyi okumalar dilerim...