kafka'nın da dediği gibi, "mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, çünkü onlarda aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşamaz, hayaletler yolda yalayıp yutarlar onları."
kafka'nın 38 yaşındayken 24 yaşında ve evli olan milena'ya yazdığı mektuplardan oluşan kitaptır.her kelimesinde sizi de içine çekmesi kaçınılmaz sondur. bir adamın,bir kadına değil onun varlığına olan aşkı var aslında bu kitapta. kafka'nın milena'sı olası geliyor insanın. hiç de ruh karartmayan mektuplarıdır. aralara sıkıştırdığı esprilerle milena'yı gülümsetmiş midir bilmiyorum ama beni gülümsetti. kafka'nın korkaklıklarına tanık oluruz mektuplarda; işten atılacağım, patron azarlayacak gibi korkular. hani böyle beyaz atlı prens beklemeyin. ama bence dürüstlüğüyle tüm prenslere bedeldir. kendini tanır, yapabileceklerini)sınırlarını bilir. pembe panjurlu evler vaat etmez.