Kitabı tavsiye üzerine okudum .
Öyle bir toplumuz ki küfürün ismini duyar duymaz farklı tepki veriyoruz ve bir ayıpmış gibi karşılama çabasına girip sürekli tekrarladığımız için hep geri düşünüyoruz :(
Bunun olabileceğini düşündüğüm için kitabı okuduğum sürede kimse ismini görmesin diye her seferinde ismini örtme gereksinimi duydum .
Bunu yapmama gerek var mıydı ?
-Hayır yoktu, cesurca herkese gösterebilirdim
fakat sonrasında çıkabilecek sorunlarla uğraşmak istemediğimden bu davranışıma gerek duymadım .
Kitaba gelince :
90 yaşındaki gazete yazarı olan bir ihtiyarın duygu ve düşüncelerinden oluşuyor .
Yazarın belirttiği şahıs şimdiye kadar yaşamında birçok kadınla olmasına rağmen aşık olmayışını konu alan bir kitap ve bir sözüyle dile getiriyor;
“Seks, insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir .”
Sanırım kendini hep teselli etme çabasına girmiş .
Ta ki 90’ıncı yaş gününde küçük bir kıza farklı duygular hissettiğini öğrenene dek
Demek ki hislerin yaşı yokmuş !
İnsan hissettiği andan itibaren, kaç yaşında olursa olsun o duyguları hissedebilirmiş .
Aşık olduğu kızın sürekli uyuma halinde oluşu ve anlatıcının onca hislere rağmen kendini ifade edemeyişinden dolayı kitap beni pek sarmadı .
Bu içeriğe ilgili olan okurlara tavsiye edilebilir kitap (zaten pek sayfası yok)
Şimdiden okuyacak olan okurlara iyi okumalar dilerim diğer incelemede görüşmek dileğiyle :)
Gabriel Garcia MarquezBenim Hüzünlü Orospularım
Çok güzel bir inceleme olmuş tebrik ederim.
Algı da ki seçicilik maalesef popüler kültür de ve klasik toplumda da olsun. Duvar etkisi olabiliyor her zaman. Yazarın bu ve kırmızı pazartesi kitabını çok sevmiştim.