·280 syf.····Okunma: 17 Mart 2020 20:18 Eveet dostlarım, ilk incelememle karşınızda olmaktan büyük heyecan ve mutluluk duymaktayım :)) Başta belirtmek isterim ki çoğunluğun aksine kitaba dair genelgeçer şeylerden bahsetmektense kitabın beni ne şekilde etkilediği ve naçizane kitaba dair bende oluşan düşünce ve izlenimleri sizinle paylaşmak istiyorum.
— — —
Öncelikle bazı kısımların fazla uzatıldığını ve okurken kopacak gibi olduğumu söylemeliyim. Bu çoğunlukla kitabın ilk yarısında söz konusuydu, sebebi belki de ilk yarının eylemden çok düşünce ve felsefe üzerine ağırlık vermesinden olabilir. Ancak kitabın özellikle son yarısı oldukça akıcı, gerilimli ve merak uyandırıcıydı, bir yerden sonra sonunu tahmin edebilsem dahi merakım sürdü. Kitabı okumaktan keyif almakla beraber kitap hakkında çok beğenerek görüş belirten diğer okurlar kadar yükselemediğimi de belirtmeliyim :/
— — —
Kitaba hakim olan Dorian Gray ile birlikte özellikle Lord Henry ve Basil Hallward karakterlerinden Lord Henry’ nin savunmaktan asla vazgeçmediği hedonist fikirleri, her konu hakkında söyleyecek bir şeylerinin oluşu ve benim asla kendisiyle aynı fikirde olmayışım sebebiyle bu beyefendinin dilinden yazılan satırları okumakta bir hayli zorlandığımı itiraf etmeliyim. Kitapta Dorian Gray’in günahlarının kirlettiği ruhu ve bunun yansıması olarak portresinin gün geçtikçe bakılamaz hale gelişinin sorumlusu, Dorian Gray’in düşündüğünün aksine Basil Hallward değil Lord Henry olarak karşımıza çıkıyor. Okurken başlangıçtaki saflığını ve kafamda istemsiz canlandırdığım herkesi hayran bıraktığı kusursuz yüzü ile güzel karakteri, kitabı okudukça bende yerini iğrendiğim bir Dorian Gray’e bıraktı.
— — —
Dorian Gray, sebebi olduğu onca kötü sonuçtan kendini sorumlu tutmayışıyla beni deliye döndürürken sonlara doğru iyi bir insan olmaya çabalayışı ve artık çırpındıkça ruhunun günahlarından arınamayışıyla da beni derinden üzdü. Bununla beraber en masum karakterlerin en hak etmedikleri sonu yaşaması da...
— — —
Kitapta dikkatimi çeken bir başka noktaysa özellikle maddi güzellikle ruhen iyilik halinin paralelliğine sıklıkla vurgu yapılmış olmasıydı. Kusursuz ve hayranlık uyandıran bir yüze sahip bedenin aynı ölçüde kusursuz ve mükemmel bir karakterle ruha sahip olacağı düşüncesi kitap karakterlerini sıkça esir almış bir düşünce olarak dikkatimi çekti. Ancak kitabın sonunda görüyoruz ki buna başta kendi dahi inanmış olan Dorian Gray, kusursuz yüzünü kaybetme pahasına başka bir kişiyle, daha günahsız bir ruhla yer değiştirebilmeyi yeğliyor.
— — —
Bu yazdıklarım, kitaba dair aklımda kalanların bir kısmı ve kitabın bana hissettirdikleriydi. Tabi kitap üzerine daha pek çok farklı şey yazılabilir. Ben lafı fazla uzatmadan ilgililerine şimdiden keyifli okumalar dilerim.