·124 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mart 2020 00:21 Spoiler içerir!!
Yasar Kemal, yine bir efsane! Kır atla başlayan masalsı bir dille anlatılan bir aşk hikayesi. Tabii ki bu görünen hikaye, asıl anlatılmak istenen ise başka. Kitap köylünün ve civardaki halkın hem at konusunda hem sevdalılar konusunda Ahmet'in yanında yer alması otoritenin yaptığı haksızlığa halkın bir araya gelerek baş kaldırmasını anlatır.
Karakterlerden biraz bahsedecek olursak eger;
Gülbahar âşık, sevdiği için kendisine aşık olan Memo'nun ölümüne razı olan biri. Gülbahar'ın Memo'dan Ahmet'in kaçmasına göz yummasını istemesi ve Memo'nun sonunda ölecegini bile bile buna tamam demesi Memo'nun Gülbahar ve Ahmet'in aşklarını yaşamalarına ses etmemesi, Memo'yu Gülbahar'dan daha çok sevmeme neden oldu diyebilirim. Ya Ahmet'e ne demeli? O da Gülbahar zindana atılmasaydı belki de hiç gelmeyecekti. Geldi de ne oldu? Gülbahar'a inanmadı. Onun yüzüne bakmadı. Oysa atı da kızı da Tanrının ona armağanı olarak kabul etmişti en başta.
Demirci Hüso namaz kılmayan, oruç tutmayan, ateşe inandığı konuşulan biri. Söyledikleri mantıklı da olsa halk onun dediklerini dinlemez. "Biz hep böyle, her şeyde birlik olsak, kimse bize diş geçiremez. Bize dağlar, şahlar dayanamaz. Hiç kimse... Yeter ki böyle birlik olalım." der. Der ama halk "Din düşmanı! Sana ne? Birlik olsak olmasak. Sen bir ateşe tapansın." der . Yasar Kemal, burada bazı düşünceler vardır ki insanların ne olduklarının nasıl göründüklerinin bir öneminin olmadığından, bazı doğrular vardır ki hep doğru olduğunu ama insanların dış görünüş ya da başka nedenlerle doğruları yalanladığını söyler.
Mahmut Paşa ise millete otoritesini gösterecek diye önce atından sonra kızından olur. Sarayından ve canından da olmamak için Ahmet'i affeder!! Mahmut Paşa'nın sarayından canından olacağını korkusuyla töreden vazgeçmesi ya da 'yarın halk onu bunu bahane ederse ne yaparız' diye tutuşması, yüzyılın öfkesi baskaldirma duygusu patlak verir diye yüreğinin ağzına gelmesi ve Ahmet'i bu duygularla affetmesi demirci Hüso'nun dediklerini doğru çıkartır. Gücü elinde tutan Mahmut Paşa'nın işine geldiğinde töreyi değiştirmesi yani Ahmet'i affetmesi otoritenin işine geldiğinde kuralları değiştirebileceğini sorgulatır bize Yaşar Kemal.
Yaşar Kemal sürekli küp gölüne ak kuşun bir kanadını 3 kere batırıp çıkarttığını ve sonra gözden kaybolduğunu söyler. Ardindan da atın gölgesinin küp gölüne düştüğünden bahseder. Yasar Kemal bu efsaneyi kuşun kanadıyla özetler aslında.