·419 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Şubat 2020 01:22 Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Lütfen okumadan dikkate alınız.!
Uzun zaman önce kitabı okumak, daha doğrusu Elif Şafak okumak istiyordum fakat bu zamanlara nasipmiş. En fazla satış yapan kitaplar arasında yer alan kitabı "Aşk" romanı ile başlamak da doğru bir kararmış onu anladım. Roman aslında içinde başka bir romanı içeren bir kitap olarak karşımıza çıkıyor ve bu haliyle ilginç bir konuma getiriyor bir anlamda. Ella Rubinstein'dan kendisine verilen bir romanı incelemesi isteniyor ve monoton geçen hayatına heyecan katmak istese de çok istemeyerek kabul ediyor. Kitabın özü Mevlana ve Şems'in tanışmasından alıp aralarındaki günümüzdeki anlamından uzak olan bir aşkı - tasavvufi aşkı- anlatıyor. Daha sonra ilgisini çeken bu hikayeden araştırmalarına başlayan Ella, yazar Aziz Zahara ile iletişime geçiyor ve mail arkadaşlıkları ile geçen zamanların ardından zor da olsa bir araya geliyorlar. Kitabın sonunda Aziz Zahara ölürken, Mevlana'nın ebedi evi olan Konya'da yanında sadece Ella oluyor. Garip bir aşk hikayesi olmakla birlikte kitapta, Ella yapılamaz, mümkün değil dediği şeyleri kendi yapmış olduğunu anlıyor. Kendimce yaptığım çıkarım sonucunda aslında Şems, Mevlana'yı nasıl değiştirdi ise Aziz de Ella'yı öyle değiştiriyor yapamam dediği şeyleri yapması konusunda cesaretlendiriyor. Bunun yanı sıra romanın içindeki roman olan "Aşk Şeriatı" nda karakterler öyle güzel işlenmiş ki o kadar karakterin içinde harika yer eden karakterleri gözünüzün önüne getirebiliyorsunuz. Elbette Şems ve Mevlana'nın o muhabbeti ve yukarıda bahsettiğimiz üzere şu anki anlamından uzak olan aşkı -tasavvufi aşkı- arama çabaları da oldukça güzel bir şekilde anlatılmış. Kısacası kitabın içinde bir kitap, aşkın içinde aşkı aramak adlı bir roman olmuş.
Bunların yanı sıra Elif Şafak, Türk bir yazar olmakla birlikte kitaplarını İngilizce ve Türkçe olarak yazdığını belirtiyor. Elbette bir de çevirmen kullanarak. Bununla ilgili olarak sadece şunu söylemek istiyorum ki bazı kelimeler zorlama kelimeler olmuş gibi duruyor ve bunlara kendisi sanki kelime yaratmak istiyormuşçasına ısrar etmesi de göze takılan bir detay oldu benim için. Yani çevirmenin bunlara -İngilizcesini okumadığım için yorum yapmam belki doğru değil ama- bu önerileri sunduğunu düşünmüyorum. Elbette eleştirmek haddime değil ama hoşuma gitmediğini de belirtmek istedim.
Onun dışında Mevlana ve Şems'i okumak içinse oldukça güzel kitap. Okunası bir kitap. Okumaktan keyif aldım. (E hocam kitabı 2 ayda bitirmişsin nasıl okunası kitap bu demeyin, nişanım vardı yaklaşık 2000 km yol yaptım da vaktim olmadı.) :)