Gönderi

Spoiler İçerikli Kendimce Bir İnceleme.
6/10
·96 syf.··
2020 2. kitabı
Aşık Şeytan -le diable amoureux by Jacques Cazotte Kitap Fransız edebiyatında fantastik olay örgülü öykü ve roman çağına öncülük eden eserlerden biri olarak görülüyor. 18. yüzyılın 4. çeyreğinde emekli bir Fransız memur tarafından kaleme alınmış.Ana konusu Napoli'de kralın askerlerinden olan bir adamın ardaşlarıyla ''Kabala'' adlı bir ilimden sohbet etmeleriyle başlıyor. Gayet sıradan ve basit ama gururlu bir asker olan baş kahramanımız Don Alvaro bu işin ilmini bildiğini iddia eden arkadaşından bir kanıt görünce dayanamaz ve arkadaşına yalvar yakar bu ilmi kendisine de anlatmasını ister. İlim cinler, periler, gulyabaniler ve hatta şeytanın ta kendsi gibi ruhlar aleminden yaratıkların çağırılması ve kontrol altına alınması ile ilgilidir. Yapılan uyarılara karşın bir mahzende kendisine tarif edildiği üzere ayini gerçekleştiren Alvaro şeytanın ta kendisiyle karşılaşır ve deve suratlı, uzun boyunlu ve dilli çirkin bir mahluk olarak tasfir edilen şeytan kendisine ''Che vuoi?'' yani ''Ne istiyorsun?'' anlamına gelen soruyu yöneltir. Bu soru aslında temelde çok mantıklıdır ve hikayenin başından sonuna kadar önemini korur. Alvaro ne istmektedir? Ruhlar aleminden zapt ettikleriyle gelen güç ve ihtişam mı, arkadaşlarına üstesinden gelmesi zor bir işi başardığını göstermenin iftiharını yaşama isteği mi? Cevap ne olursa olsun hikayenin kalanında tüm bunları bir müddet de olsa elde ettiğini fakat huzur bulamadığını zira içten içe her şeyin bir karşılığı oldunu bildiğini fakat dans ettiği yaratığın kudreti ve özünü bilmemenin ve bu durumun yarattığı kaygının kendisini ne denli yiyip bitiridiğini görmek mümkündür. En nihayetinde çirkin görüntüsüne dayanamadığı şeytanın daha münasip ve göz alıcı görünmesini dileyen Alvaroya şeytan nefes kesen bir peri kızı edasında görünür. Hikayenin ilerleyen kısımlarında Biondetta olarak sesleneceği gerçek adı ''Beelzebub'' olan iblis türlü baştan çıkarıcılarla Alvaroyu gerçek aşk ve düzenbazlık arasında bir ikileme sokar. Bence kitaba şeytanın tam anlamıyla kötü olduğu varsayımı ile başlamak bakış açısını daraltacaktır. Her ne kadar yazar kitabının çokça eleştirilen ilk versiyonunda Alveroyu şeytanın elinde bir kuklaya dönüştürmüş ve dünyayı kaosa sürüklemişse de kitapların yazıldıktan sonra yorumlanmasının ve mülkiyetinin okuyucuya bırakılması yazarın penceresinden ayrı, şeytanın niyetinin hiç de kötücül olmadığı bir bakış açısını mümkün kılıyor. Hikayenin sonunda şeytanın oyununa son anda düşmeyerek ucuz kurtulan ve cebine bu maceradan kazandığı tecrübe kalan Alvero annesine kavuşur ve şükürler eder. Ancak Şeytanın niyetinin gerçekten kötü olduğunu kanıtlayabilir miyiz? Belki de tarih boyunca mitler, efsaneler ve dini metinlerde taşlanan, insanın iki yüzlülüğüne ve adiliğine kaynak gösterilerek günah keçisi ilan edilen şeytan aslında kendini, belki de sanıldığı gibi ''Şeytani'' olmayan gerçek kendini, tanıyacak ve belki de umutsuz ve çaresizce arandığı sevgiyi ona verebilecek birini arayan, dışlanmış ve tüm kudretine rağmen acı çeken bir yaratıktır. Kendisine yüklenmiş çirkin dış görünümünü bir dilberle değiştirmesi onun değil iki yüzlü olan insanın suçu olamaz mı? Fakat onca illüzyonun ardında gerçek, ışık saçan bir cevher gibi kudretlidir ve o olmadan şeytan huzura eremez. Belki de ,milenyumlardır, milyonlarca insan ve onların günahları tarafından üstüne boca edilmiş karanlığı aydınlatmanın tek yolu sadece bir tane samimi insanın bütün ön yargılardan arınmış yaklaşımıydı fakat şeytan kendini açığa vurduğu o son sahnesinde, belki de hakkında en umutlu olduğu o adem oğlunun titreyişi, korkusu ve tiksindirici tepkilerle kaçışı Şeytanın içideki son umut kıvılcımını da söndürmüştü. Alvaroyu derin bir uyku haline sokan Şeytan her şeye rağmen sevgisinin son kırıntılarını Alvaro için gerekli tüm hazırlıkları yaparak ve annesine sağ salim ulaştırarak göstermişti. Hayli kırgın, meyus ve teessürle bindiği katırının üstünde ufka doğru yol almıştı. Elbette tüm bunlar yazarın uçsuz bucaksız, evreni andıran kafasından okuyucunun evrenine uyarlanmış bir versiyonudur. İşte edebiyat zenginliğini yazar ve okuyucu arasındaki bu çoklu evrenlerden alır. Okumak, okumak ve okumak sonunda kavuşulan birikimle üretmekse işten bile değil.
Edebiyat
Âşık ŞeytanJacques Cazotte · İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,209 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.