Gönderi

7/10
·104 syf.··
2020 3. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 08:31
Dönüşümü incelemek aslında biraz zor. Çünkü bende bıraktığı etki biraz kademeli olarak ilerledi. İlk başta kitabı pek sevemedim. "Böcek metaforu" ne dahiyane(?) bir fikir bu böyle diye yorumladım. Bu fikrimi savunduğum süre zarfında da kitaptan çok sıkıldım. Bir zorunluluk olarak kitabı okumayı sürdürdüm. Ancak başta küçümsediğim bu metafor üzerine düşünmeye başlayıp günlük hayatımızdan örnekler bulmaya başladıkça kitabın beni içine çektiğini hissettim. Ve sonuç olarak zar zor birkaç sayfasını okuduğum kitabın nasıl bir anda bitiverdiğini anlayamadım. Şimdi üzerinden bir aydan fazla geçmişken hala bu metafor üzerine kafa yorduğumu görüyorum. Gregor'un böceğe dönüşmüş halde bile işe gitmeyi düşündüğü günleri çok da yabancı gelmiyor şahsıma. İçinde hala ailesi için yararlı olmanın yollarını arayan bu zavallı ruhun ailesi tarafından bir utanç kaynağına dönüşmesi, kilitli kapılar ardına saklanması ise kalbimi kırıyor. Başta her şeyiyle ilgilenen kız kardeşi için bile zamanla bir yük haline gelmesi bana kendimi sorgulatıyor. Kardeşimiz, annemiz, babamız, eşimiz yahut sevgilimiz kim olursa olsun sevdiğimiz kişilere işlevini yitirmiş ya da bozulmuş eşya muamelesi yapabilir miyiz gerçekten? İnsanoğlu olarak gaddarlık bu kadar genlerimize işlemiş midir? Eğlenirken, gezerken, tozarken, sevişirken, yerken, içerken veya öpüşürken sevdiğimiz o güzel adam ya da kadın yatağa düştüğünde içimizden ölse de kurtulsak diyecek akabinde de ölünce kırlarda piknik yapacak kadar kötü insanlar mıyız? Bu bağlamda Kafka içimdeki küçük Pollyanna'yı Karadeniz'in ters akıntılarına sürüklemiş gibi hissediyorum.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022267,7bin okunma
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.