YKY - Nevzat Erkmen Çevirisi
ALTIN İLE BRONZ ATNALLARININ ÇELİKTINGIRTISInı işittiler.
Küstahtah tahtahtah.
Taşkesilmiş başparmaktırnağından çentik çentik kopararak çentikler.
İğrenç! İşte altın kıpkırmızı kesildi daha da.
Güçlü bir düdüksesi öttü.
Öttü. Göktü açan çiçeklerin rengi.
Altıntepeli saçı.
Saten göğsünde bir gül hopladı. Castille Gülü.
Terennüm et, terennüm et: Idiores.
Dikiz! Kimdir o... altındikizinde?
Çınn, diye çınladı bronzun yüreğini sızlatıp.
Norgunk Yayınları - Armağan Ekici Çevirisi
Sırmanın yanında kızıl naldemirlerini duydular, çelikçınçın.
Münüüfübütfüf tfftfftff.
Yongalar, kaya gibi başparmaktırnağından yongalar kopartıyordu, yongalar.
Yaramaz! Ve sırma daha da kızardı.
Bir buğulu fifrenotası üfledi.
Üfledi. Üf bi bulamadım.
Sırma şahikalanmış saç.
Satenden satenli bir göğsün üzerinde zıplayan bir gül, Kastilya'nın gülü.
Cıvıldıyordu, cıvıldıyordu: Idolores.
Sobe! Bak burada... Sırmadansobe?
Tın dedi acıyan kızıla.
Kafka Kitap - Fuat Sevimay Çevirisi
Çınçınlayan çelik çemberi duydu bronz ile altın.
İmparatarsızakkıdıtak takkıdıtaktak
Çalı, taş kesmiş toynağı çalı çırpı topluyordu çalı.
Berbat! Ve altın daha kızardı.
Boğuk fitnenin tınısı.
Tınladı. Bulum maviye kesti.
Tepede toplanmış altın saç.
Saten göğüste hoplayan şeytan, Kastilya'nın kızıl gülü.
Üç kristal, üçüz kristal: Idolores.
Dikiz! Kimdir o... altındikizinde?
Sızım sızım sızladı bronza yazık.