Gönderi

3/10
·328 syf.··
2020 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 20:09
Kötüydü. Önce çeviriden bahsedeceğim. Şöyle bir parça alalım kitaptan: "...gözlerim salonu süsleyen gri ve yeşil kanepesindeki yastığın üzerindeki pembe çiçekleri sayıyordu." Burda kahramanımız dalıp gidiyor ve her insanın sıklıkla yaptığı gibi konudan sapıp bir nesneye odaklanıyor. Birinden azar işitirken, ördek gibi vaklayan birini dinlerken sık sık yaptığımız şeyi yapıyor yani. Halının desenini incelemekle aynı şey bu. Ama çevirmen ağabeyimiz ne yapmış ? Bu bilindik olguyu algılayamamamız için bir güzel süslemiş cümleyi. Biz de o bunaltıcı betimlemelere yaptığımız şeyi yapıp geçiyoruz elbette. Ne olurdu yani "yastığın üstündeki çiçekleri sayıyordum " diye çevirseydin ? İlla süslemek zorunda değilsin. Anlaşılır olmasını sağlayabilirsin. Dilimize uyarlayabilirsin. Kitabı cümle cümle çevirmek yerine bir bütün olarak bizim kültürümüzdeki karşılıklarını arayıp daha anlaşılır kılabilirsin. Her neyse kitaba gelelim. Hiç bölüm arası yok. Hikaye hiç duraksamıyor ve bu iyi bir şey değil. Sonuçta bir oturuşta okumayacağız bunu. Nerede duracağımı bilemedim birçok defa. Sıkıcı bir yerde durunca insan tekrar başlamak istemiyor. Bu yüzden diyalogların ortasında bıraktım ayracı çoğu zaman. Konusuna gelince: kitap yeniyetme bir gencin evli bir kadına aşkını anlatıyor. Kadının sorunları aslında her evlilikte görülen cinsten. Çekilmez bir kocası var ve çocukları olduğu için ondan kurtulamıyor. Her 10 kadından 2 si böyle şeyleri yaşıyor zaten. Hatta daha da kötüsünü. Kitapta buna katlanması onu dünyanın en sabırlı kadını yapıyormuş gibi anlatılıyor. Anlam veremediğim bir duygusallık var karakterlerde. Bu iyi bir şey değil. Bazı kitaplar hiç duygusallık içermez. Tamamen olay örgüsüne dayalıdır. Diyalogları mecburiyetten yazılmıştır. Bazıları da bu kitaptaki gibi anlamsız duygusallık içerir. Bilmiyorum nasıl açıklayacağımı o kadar anlamsız ki cümlelere dökemiyorum. Bir insan nasıl böyle bir şey yazar ? Yazarken hiç mi düşünmez bunu okuyan insanlar "bu amına koduğum ne anlatıyor ?" Diyecek diye ? Gerçekten ne anlatıyor bu adam ? Klasik diyorlar bir de. Okumayın kardeşim. Eziyet etmeyin kendinize. İlber hoca ne diyor ? Kitabı beğenmediyseniz atın. Okumak zorunda değilsiniz. (İlber Ortaylı'nın bu kitabı önermesi de ayrı bir ironi tabi :)) 3 puan veriyorum. O da gerçekçiliğinden dolayı.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552,9bin okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.