Bilinmeyen bir kadının mektubu, üç hikayeden oluşuyor. Hikayeler romantik yönü ağır basan hikayeler. Tüm Stefan Zweig kitaplarında olduğu gibi içgörü ve bilinçakışı hikayelerde fazlasıyla mevcut. Diyalog çok az, öykülerin çok büyük bir kısmı duygudurum ve düşünce aktarımlarından oluşuyor. Fakat asla sıkıcı, bunaltıcı bir aktarım söz konusu değil; tersine oldukça etkileyici bir anlatım var. Özellikle Karbon Kitaplar'ın, Yavuz Haznedaroğlu çevirisi tam bir baş yapıt. Yüzlerce kitap okudum bu kadar edebi bir çeviri hatırlamıyorum. Muhakkak okunması gereken bir eser...