·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Mart 2020 17:00 “Evet, Hayvan Çiftliği, korkunç sonla biten bir "peri masalı"dır.”der çevirmen Celâl Üster. Hakikaten öyle. Haklı bir isyanla başlayan kitap, insana ütopik hayaller kurduruyor başlarda. Devam kısmında ise trajik bir kabus haline evriliyor. Ana fikrin kavranması için zıtlıkların kullanılması çok manidar. Metaforik ve alegorik bir yapıt olduğunu dile getirmek mümkün. Sembolizmden faydalanıldığı aşikar. Zira şöyle ifade edebiliriz karakterlerimizi:
- Napolyon (Önder Domuz): Stalin
- Snowball: Trocki
- Boxer: Proleterya, ezilen halk
- Köpekler: KGB
- Squelar: Dönemin Rus medyası, propaganda kurumu
- Koca Reis (Devrimin kanaat önderi): Karl Marx
- Benjamin: Karamsar, deneyimli eski nesil
- Mollie: Aristokrasi
Öze bakıldığında yazarımız sosyalist. Kitabın sonu ise sürpriz bir sonla bitiyor. Aleni bir şekilde dile getirilmemiş olsa da insanların sezebileceği açık bir kapı bırakılmış.
İnsanların kurallarından ve zorbalığından bıkan hayvanlar kendi kurallarını oluşturur.
ÇİFTLİK MANİFESTOSU
1. İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. Bütün hayvanlar eşittir.
Fakat daha sonra bu kuralların menfaat uğruna nasıl değiştirildiğini ve hayvanların nasıl körü körüne inandırıldığını göreceğiz..
Gözümüzü açalım sevgili okur.. Marş ezberletilen koyunlardan olmayalım. Hepimiz sorumluyuz düşünmekten. Dört ayak, iki ayak, ayaksız gözetmeksizin değer verelim canlılara.. İnsan fıtratı iyi üzerinedir. İyilikle kalın. :)