8/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2018 21:40
Bu kitabı, şehirden bunalıp ormana kaçarak çadırda yaşamaya başlayan Doppler'ı, şehirden bunalıp ormana kaçarak kamp yaptığım bir haftasonu okudum. Çok da iyi oldu, kitabı yaşıyormuş gibi hissetmemi sağladı. Olay şu: İki çocuk babası ve başarılı bir kariyeri olan Doppler abimiz babasının ölümüyle birlikte şimdiye dek hiç düşünmediği, göz ardı ettiği, kanıksadığı durumları düşünmeye başlıyor ve modern dünyadaki manasız yaşantıdan kendisine gına geldiğini fark ediyor. İşinden izin alıp, karısını çocuklarını bırakıyor ve birkaç gün kafa dinlemek için ormana kaçıyor. Birkaç gün, 6 ay oluveriyor. Ormanda geçirdiği süre boyunca avlanıyor, ot ve meyve topluyor, av etiyle süper marketten yağsız süt takas ediyor, peşinden ayrılmayan sevimli yavru geyik Bongo ile tombala oynuyor ve babası, kendisi, insanlar ve modern hayat üzerine düşünme fırsatı buluyor. Kitap beklediğimden daha felsefi idi; temel olarak insanın modern dünyada "parası neyse veririz" mantığı ile her şeyi kolayca elde etmeye alışması, bu nedenle dini imanı para olan, yaşamak için para kazanmanın ötesinde para kazanmak için yaşayan bir topluma dönüşmesinden ve doğadan, kendinden uzaklaşmasından şikayet ediyor. Çok çok sevdim. Doppler iyi bir adam, Bongo ise mükemmel bir dost! "Bir daha asla fatura ödemeyeceğim. Takastan, hırsızlıktan ve ormandan geçineceğim. Ben ölünce de orman benden geçinecek. Anlaşma böyle." "İnsanların sorunu şu: Bir alanı doldurduktan sonra, artık insan diğerlerini görüyor, alanı değil. Büyük ve ıssız araziler, içlerinde bir yada birkaç insan barındırıyorsa, büyük ve ıssız olmaktan çıkıyor. İnsanların bakışları neredeyse her zaman diğerlerinin üzerinde. Böylelikle bu dünyada insanların, insan olmayanlardan daha önemli olduğu yanılsaması yaratılıyor. Irzına geçişmiş bir yanılsama."
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.