Neden bu kitap serisinde, sürekli açık saçık sahneler varmış, her sayfada ayrı birine tecavüz ediliyormuş ve işin kötü tarafı bundan hoşlanılıyormuş gibi bir yargı oluşturuldu anlamıyorum.
Çünkü böyle bir durum yok!
Düşünülenin aksine, yazarı bu konuda öyle hassas ki, kitapta bu konuya değinmemiş bile. Kitap tecavüze uğrayan bir kızın, o ağır süreci geçirip ayağa kalkmak istemesinden itibaren başlıyor. Yani seneler sonrasını anlatan ve tecavüze dair hiçbir ayrıntı verilmeyen bir kitap.
Başka kitaplarda ne tecavüz sahneleri okudum ben, eleştirmek istiyorsanız onların ismini vereyim gidip o kitapları karalayın. Yazarın tek hatası, internet ortamındaki ilk aylarda kitabın ismini TECAVÜZ koymasıydı. İsim bulamadığı için koyduğunu, hata yaptığını, binlerce kez hiç tanımadığı bizlerden özür dileyerek değiştirdi zaten. Bir insana sırf bu yüzden yüklenilmez. Hepimiz hata yapıyoruz. Allah affediyor, biz kullarının bu kini neden?
Ben bile bu yazımda kim bilir kaç kez o kelimeyi kullandım, kullanacağım. Tecavüz kelimesi, hayat kadar gerçek bir şey. Haber sunanlar, kitap yazanlar, hatta sizler bile bir yazıda, yorumda, videoda kullanıyorsunuz. Kendi aranızda konuşurken bile kullanıyorsunuz. Ağzınıza hiç almamış gibi o kelimeyi, birini yargılamanızın Allah katında yeri olduğunu sanmıyorum.
Bu kız kitabı yazdıktan sonra Tecavüz diye bir olgu oluşmadı. Aksine bu kızın kitaplarından sonra bu kötülüğü yaşayan kızlarımıza destek olmamız, ayağa kalkacağına inandırmamız, güvenmesini öğretmemiz gerektiği vurgulandı.
Tabi ki mantık hataları vardı. Yazım yanlışları vardı. Belki bazı bölümlerde daha detaylı yazsa daha açık, anlaşılır olurdu ama bu onun kalemi, onun hayal dünyası. Kimse bu yüzden birini yargılayamaz. Ki bu güzel yüzlü yazar, ilk kitabındaki tüm hatalar yüzünden bile özür diledi. Daha çok düşünerek yazması gerektiğini ama ilk kitap tecrübesinde hatalar olabileceğini, bundan sonra daha dikkatli yazacağını söyledi. Bir insana, emek verip heyecanla ortaya sunduğu bir ürünü için bu kadar açıklama yaptırmak ancak bizim milletimize uygundur zaten.
Çok meraklıyız önümüzde ezilip büzülen insanları izlemeye. Sizden büyük Allah var. O elbet haklıyı haksızı ayırır. Bu kız bunca seneye rağmen dimdik ayaktaysa, kitapları çok satıyorsa, hala kitap yazmaya devam edebiliyorsa bu Rabbimin adaletidir. Kim bilir siz hangi yerlerde, hangi konumlardasınız.
45 yaşındayım. Bu zamana kadar kimsenin hakkını yemedim de, yedirmedim de.
Bu siteye girer girmez, merak ettiğim için, seneler öncesindeki yargılamalar devam ediyor mu diye bakmak için yazarın sayfasına girdim. Hiç şaşırmadım. Yazıktır. Günahtır yapmayın. Ne yazar, ne kitaplarının sizin anlattıklarınızla yakından uzaktan alakası yok. Tecavüzcüsüne aşıkmış, tecavüzcüleriyle arkadaşmış, sürekli tecavüz ediliyormuş, bu çok güzel bir şeymiş. Yapmayın çocuklar. Yalan günahtır. Allah aşkına kitapların neresinde bu yazıları gördünüz siz? İntikam için aralarına sızmasından, her cümlesinde iğrendiğini söylemesinden nasıl arkadaş olduğu düşüncesine vardınız anlamıyorum. Arkadaş olduğu, aşık olduğu adamlar ona zarar vermeyen kişiler, okuduysanız biliyorsunuz. Okumadıysanız da nasıl gözü kapalı yalan söyleyebiliyor siz gençler aklım almıyor.
Size basit geliyor anladığım kadarıyla. Yorum yaptım geçtim, karaladım kitaplarını almasınlar beni ilgilendirmez, oh eğlendim falan diyorsunuz belki. Ama bir insanın hayatını nasıl etkilediğinizi bilemezsiniz. Yazarın bir ailesi var, bir hayatı var, bir geleceği var. Yapmayın.
Karanlık Aşk kitap serisini, okuyan ve seven bir anne olarak, bu kitapta karalanmaya çalışıldığı gibi kötü hiçbir olay yoktur. Daha çok gençlere uygun bir kitap serisidir. Mantık hataları, yazım yanlışları, bazı kopuk hızlı geçişler bulunmaktadır. Bunlar zaten her kitapta olmaktadır ama yazarın hiçbir cümlesi çocuklarımıza, gençlerimize, bize kötü örnek olacak nitelikte değildir.
Aksine anlayanlar için çok önemli dersler vermektedir.
Gönül rahatlığıyla okuyup, okutabilirsiniz.