Bir delinin(bilgenin) tasvip etmeyeceği yönetimdir; budalalık.
.
.
. Budalaliktir devleti kuran, ayakta tutan. Bir budalanın aşağılık duygularını tatmin etmek için yaşamamasi gerek, bu en kutsal kuramdır. Tanrisallastirmak gerek efsaneleri, böbürlenmeli halk, şölenlere mazeretleri olmalı budalaca düşlere dalmalılar daha çok yaşatmak için beş para etmez krallarını. .
.
. Bir deli ve budala bir arada yaşayamaz çok ince bir çizgi ayırır arada ki dağlar kadar farkı.
.
.
. Sosyal hayatın, beşeriyetin kuralı değilmidir; "tatlı sözlerin" dalkavukluk ve yalakaliğın muhabbet bağlarını ayakta tuttuğunun. budalalliğinda faydaları çoktur, insanların çoğuna bahşedilen bu.
.
.
. Diğerlerinin kudretli hayatlarının paydasını kendine mâl edercesine anlatan vaiz sen mi yaşarsın bu hazzı yada kulakları pür dikkat olmuş insanlar mı? Her ikiside, artik bu kudret senindir, sahtecilik bunun neresinde!!! cam fanus gibi sarmışken herkesi mutluluk, huzur.
.
.
. Gerçek bilgelik mutluluğun gerçek iksiridir, farkındalıksız delilik ise ızdırap, işte budur deliliğin hitabeti.
.
.
. İnsan özünde olana tapar mı hiç! öyle bir yanılgıya düşer ki çoğu zaman kendinden olamayana ihtiyaç duyar, müptezel gibi. Budur farkında olamadığı, özü ona yol verir budalalığa doğru, ta kendisi budala!!!
.
.
. Gülmece türündeki yapıta egemen olan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir(budalalık). İnsana yeryüzünde yaşama gücü kazandıran şey, gerçek bilgelik olma niteliğiyle doğrudan doğruya deliliğin kendisidir.
.
.
. Erasmusun’un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze kadar değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Bu küçük kitabın taslağını 1509 yazında, İtalya’dan İngiltere’ye yaptığı yolculuk sırasında çıkaran Erasmus, yazma işini İngiltere’de, dostu Thomas More’un evine vardıktan kısa bir süre sonra gerçekleştirdi; kitabı da Thomas More’a adadı.