Polisiye türüne çok ilgili olmamama rağmen İstanbul Hatırası kitabına olan büyük beğenimden dolayı bir beklenti içine girmiştim bu kitaba karşılık. Ancak tam olarak beklediğimi alamadım. Her ne kadar bir çırpıda biten sürükleyici bir roman olsa da kurgu açısından pek ilgimi çekmedi. Mevlana ve Şems olayı kültürel açıdan her ne kadar çok değerli olsa da pek ilgi duymadığım, öğrenmeye açık olmama rağmen çok da benimsemediğim bir hikaye. Romanın bunun üzerine yazılmış olmasına tabii ki saygım var ancak benim kişisel zevklerime pek hitap etmiyordu açıkçası.
Öte yandan fantastik kitap özelliğini taşımayan, gerçekler üzerine kurulu kitaplarda mistik ögeler bulunması bana kitabın kalitesini azaltıyormuş gibi geliyor. Baş karakterin başına gelenler ve başına geldiğini sandığı şeyler benim inandırıcılık seviyemin biraz üstünde kaldığından yer yer kitaba bakıp bu ögeler katılmasa daha başarılı olabilirmiş dediğim oldu.
Benim kendi zevklerime hitap etmiyor oluşu kötü bir kitap olduğu anlamına gelmez asla. Belirtmek isterim ki benim hoşlanmadığım mistik ögeler ve verilmek istenen mevlana hikayesi romandaki ana kurguyla güzel bir şekilde harmanlanmıştı, bunun bir başarı olduğunu düşünüyorum. Eğer bahsettiğim şeyler sizi rahatsı eden şeyler değilse aksine genel olarak ilginizi çeken şeylerse kesinlikle bakmanızı öneririm ama bana uygun değildi maalesef.