Puan vermedi·415 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mart 2020 15:25 #heraybirahmethamditanpinar etkinliği kapsamında Mart ayı kitabımız olan "Huzur" eserini bitirmiş bulunmaktayım.
*Kitabı elime aldığım anda daha önce Mahur Beste ve Sahnenin Dışındakiler eserlerini de okuduğum için tanıdık simalara rastlayacak olmanın rahatlığı ile birlikte yeni aşklar, yeni karakterlerle tanışacak olmanın heyecanı sardı beni.
**Dört bölümden oluşan kitapta Tanpınar, her karakteriyle beni onların iç dünyasına ve içinde bulundukları ruh haline götürmeyi başardı. Bu romanda da diğerleri gibi, olaylardan çok, olayların kahramanların iç dünyasındaki yansıması kurgulanmış. Romanda İstanbul ve özellikle de Boğaz, yalnızca bir mekân olarak değil, sanki kitaptaki kahramanlardan biri gibi karşımızdaydı. Bana göre diğer bir kahramanda kitabın sesi, tınısı yani müziğiydi. İçerisinde müzik sanki dört mevsimlik bir senfoni gibiydi. Kitapta geçen ve ney üflediğim için aşina olduğum tüm besteleri kitap boyunca severek dinledim.
***Karakterlerden Mümtaz'ın çocukluğuna da yer verilmiş olması karakteri anlamamız ve tanımamız açısından bize kolaylık sağlamış.
Kitapta Nuran ve Mümtaz'ın aşkı sıcacıktı. Ağaçlara verdikleri eski cariye isimleri ve Boğaz'da sevdikleri yerleri bestelerle adlandırmaları çok hoştu.
****Tanpınar sanki bize birazda "Huzur" içindeki huzursuzluğu anlatmak istemiş. Mümtaz ve Nuran'ın en mutlu anlarında bile içlerinde büyüttükleri vehim ve korkuları, adeta kendi huzursuzluklarında kaybolmaktı.
Huzur'u diğer iki kitaba göre daha çok sevdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Tanpınar yine buradayken orayı göstermeyi, bize kahramanların dünyasını yine onların gözünden göstermeyi ustalıkla başarmış. Kitaba dair tek olumsuz düşüncem olay örgüleri arasındaki ani geçişler bazı yerlerde adapte olmamı zorlasa da bu dile alışmaya başladığımı düşünüyorum.
Beş Sehir'de görüşmek üzere...