Puan vermedi·95 syf.··
2020 22. kitabı
Kitap ilk cümlesiyle beraber alıyor sizi karanlık dehlizine. Bir ürperiş, sürekli olarak oradan oraya savruluş, hiçbir zaman gerçeklikten, mekandan, kişilerin varlıklarından emin olamışı yaşıyorsunuz. Hayatın, insanların, kendinin bile gerçekliğini sorgulayışından kaynaklı bir durum olabilir bu. Şehvete olan bu aşırı düşkünlük, bastırılmış ve karşılanamamış ve zihnin orta yerinde duran cinsellik her şeyde kendini gösteriyor. Aşağılık olarak değerlendirdiği insanlar, aslında kendine, kendi hayatına bakışını yansıtıyor. İranda olmadığım için bir kez daha rahatlıyorum. Ama hiçliği, anlamsızlığı, ruh buhranını yaşayan insanların bu boşluğu kanla, cinayetle doldurma isteğinin kendisine ya da bir başkasına olması fark etmeksizin beni üzüyor. Ve kitapta kadına olan bakış açısı beni rahatsız etti. Bunca şey değilde sadece bu mu diye düşünebilirsiniz ama insanın bir et parçasıyla eş tutulması, kitapta neredeyse tiksinilerek ayrıntıyla bahsedilen karakterlerin hep kadın olması, aşağılayıcı alaycı kahkahalara maruz kalması, bir başkasının ölümü için yol hazırlayan olarak gösterilmesi ve öldürülmesi beni rahatsız etti (dadı, karısı, gecesefası uzatan kız, rakkas olan annesi). Erkek karakterler hep izleyen belirip kaybolan konumundalar. Onlar hayatlarının eğlencesine bakıp kadının herhangi tavrında “ tüyler ürperten kahkahalar” atıyorlar. Kimse tam olarak mutlu falan değil, zaten kimse kimseden üstünde görülmüyor, karakter kendini bile adice görüyor ama bu adiliklerin içinde en adisi kadın olarak görülüyor. Bu kitap ruhsal buhranlar içerisindeyken okunabilecek, tek seferde hazmedilebilecek, tek seferde anlaşılabilecek bir kitap kesinlikle değil. Tam olarak kitabı anlayabildiğimi düşünmüyorum. Ama birkaç yıl sonra tekrar okumak düşüncesindeyim.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.