İntibah
8/10
·169 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
7397 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2020 12:30
"İntibah" diğer adıyla "Sergüzeşt-i Ali Bey" Namık Kemal tarafından kaleme alınan ve edebiyatımızda "ilk edebi roman" olma özelliğini taşıyan dil ve üslup bakımından sade ve akıcılığı ile öne çıkan, okuyucuların el değmemiş sükunetlerini bozup bir hüzün çukuruna iten ve orada bırakan 1876 tarihinde yayınlanmış romandır. 19.yy sosyal yaşamı ele aldığımızda romanda karşımıza cariye, bey, hanımefendi, konak gibi kavramlar çıkıyor ve kendimizi 19. yy'da İstanbul'da buluyoruz. Kitaba döndüğümüzde, kitap adı verilmemiş bölümlerden oluşuyor. Yeni bir bölüme başlandığını beyitlerden öğreniyoruz. Kitap ilk edebi roman olma özelliği taşıdığı için beraberinde bazı kusurları da görüyoruz. Bunlardan bazıları olay örgüsündeki neden-sonuç ilişkilerinin zayıflığı(--detay--Mehpeyker Hanım'ın Ali Bey'den tam olarak ne beklediği ve Ali Bey'in annesinin ölümü), başkarakter olan Ali Bey'in romanın başında anlatıldığı özelliklerinin romanın sonlarına doğru etkisini kaybetmesi(karakter ve karakterin özelliklerinin çatışması) gibi sıralayabiliriz. ---detay---(spoiler) Her insan Ali Bey'de biraz kendisini görebilir aslında. Hayatta kaybettiklerimize baktığımızda bazen sorarız ne için? neden? ne uğruna? cevap veremeyiz çoğu zaman. Ben romanda heba olmuş bir hayat ve sevginin o heba olmuş hayat uğruna kendini feda etmesini, sevgi duygusunun üstünlüğünü ve yıpratıcı fedakarlık hissiyatını görüyorum kendi canından geçercesine.''İnsan kalbinin garip bir özelliği de sevilmeyi, sevmekten daha üstün tutmasıdır'' diyor şair. Ne de güzel söylüyor. Dilaşup'un sevmeyi, sevilmekten üstün tuttuğunu görüyoruz. Ya Ali Bey'in annesi? Oda sevmeyi sevilmekten üstün tutmuyor mu? Oğlunun üzerine düşmesi onun için endişe etmesi ne kadarda benziyor annelerimizin durumlarına. Bir türlü nesli tükenmeyen kötü karakterleride inceliyor şairimiz elbette. Nefret püskürüyoruz her sinsi planlarını her hinlik içeren düşüncelerini okuduğumuzda. Bir yandan da Ali Bey'e kızıyoruz asıl sevenlerini gözardı ettiği için, mahvolan kayatı için ama nafile bir yerden sonra demi? Dilaşup'un ''Ah Bey!.. Bey!.. Yoluna ölmek benim için düğün bayramdı. Bir kere adımı anmadın... Bir kere yüzüme bakmadın.. Senin için ölürken yine ahrete mahzun gidiyorum... Kaderim böyleymiş! Ah! Bir kere olsun mezarıma geleceğini bilsem! Yok, ben hala deliliğimden geçmemişim. Fahişe evinde, haydut elinde şehit olan biçarenin mezarı mı olur?" dedi; ağlaya ağlaya odanın bir tarafına yıkıldı" sözlerinde eminim sizde duygulanmışsınızdır. Yarabbi! bu nasıl bir sevgidir!. Ah Ali Bey! Ah! neden değerini bilemediniz şu insanların!! dedirtecek Namık Kemal romanını, kitapta olduğu gibi şu atasözümüzle sonlandırmak istiyorum. Meşhurdur ki: "Son pişmanlık fayda etmez".
Edebiyat
İntibahNamık Kemal · Olympia Yayınları · 202049,2bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.