·264 syf.····Okunma: 02 Mart 2020 16:39 Sabahattin Ali’nin zalimce katledilişini hepimiz bir yerlerden duymuş ya da okumuşuzdur. Sabahattin Ali’nin yakın arkadaşlarından olan Hıfzı Topuz’un yalın anlatımıyla o dönemde yaşadıklarını, Orhan Veli, Aziz Nesin gibi isimlerle olan yakın dostluğunu, özgürlük uğruna yaşadığı bütün zorlukları ve acıları okuyoruz.
Sabahattin Ali her şeyden önce edebiyata hayran olduğum bir yazar. Hayatına dair birkaç genel şeyi bilsem de bu kadar ayrıntıyı bilmiyorum. Okurken bazı şeyleri bu kadar derinlemesine bilmemize gerek var mıydı diye düşünsem de çok etkilenerek okudum. Sabahattin Ali’nin hayatının yanı sıra Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan siyasi olaylara da şahit oluyoruz.
Kitabı orta kısmında yer alan birkaç sayfalık fotoğraflar kitaba dair en sevdiğim şeylerden biri oldu. Sabahattin Ali’yi seven ve hayatına dair biraz daha bir şeyler öğrenmek isteyen herkese öneririm.
Kızı Filiz Ali’nin babasının öldürüldüğü yerdeki taşa yazdığı bir yazıyla ve kitaba dair etkilendiğim birkaç cümleyle sonlandırıyorum.
Başım dağ, saçlarım kardır
Deli rüzgarlar vardır
Ovalar bana çok dardır
Benim meskenim dağlardır. •Ona göre insan ancak kafasının içinde yaşar, kafası hep aynı biçimde işleyen bir adam, yaşamı ne kadar zengin olursa olsun yaşamış değildir. Çok ve çeşitli yaşamaktan bir şey çıkmaz; çok ve çeşitli düşünmek gerekir.
. •Gönül isterdi ki Sabahattin’in bütün hikayeleri Rusçaya çevrilsin. Sağ olsaydı, ona sorsaydınız size şu karşılığı verecekti: ‘Tolstoy’un ve Len’in diline mi ?’ Bunu laf olsun diye yazmıyorum. Bir gün bana aynen şöyle dedi:’Halide Edip Hanımefendi’yi Rusçaya çevirmişler. ( İlk önce alayla, sonra kederle yüzümde baktı.) Bir gün beni de çevirirler mi dersin? Boru mu bu ? Geleceğin en büyük diline çevrilmek, yüz milyonlarca insanın seni okuması, halkını ve seni sevmesi ne demektir? Sabahattin Ali’yi yetmiş yedi millet okuyor. Çünkü Sabahattin Türkiye halkının ve Türkçe’nin en namuslu, en vatansever, en yetenekli evlatlarından biridir