Ben o zamanlar on altı yaşındaydım , lise birde.
İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana ne geriye taranmıyor,beni deli ediyordu.
Babam "İnatsın inat..İnatçı adamın saçı yatmaz.
Dedene çekmişsin belli. Keşke annene benzeseydin." diyordu.
Keşke...
Kitap böyle başlıyor 16 yaşında Bulgar göçmeni bir âilenin oğlu olan çocuğun anlatımıyla..
Çocuğun adını hiç öğrenemiyoruz ama okadar sıcacık okadar samimi bir hikaye okuyoruz ki yer yer sayfalarda kendi kültürümüzü,kendi şairlerimizden satırlar okuyoruz ve nasıl ilerliyor nasıl bitiyor hiç anlamıyoruz.
İçiniz ısınsın istiyorsanız evet bu kitabı okumalısınız..
Zaten kısacık bir günde bitiyor.
Çok sevdim çok hoş oldum ben okuyunca eminim sizde kendiniz için bir şeyler bulablirsiniz..