·376 syf.····Okunma: 01 Ocak 2000 00:00 Kitabı okurken bazı yerlerini çok sevdim, bazı yerlerini sevemedim okurken sıkıldım. Sıkılarak okumama rağmen kitabı beğendim. Kitabın başında da yazdığına ithafen "Kimsenin bu ceketi giyerken dikişleri zorlamayacağına olan güvenim tam, çünkü bu ceket kimin üstüne tam gelirse ona fayda sağlayacaktır" demiştir. Sade hayat yaşamayı isteyen birinin kafasındaki düşünceleri kağıda döktüğü bir kitaptı. Her kitapta olduğu gibi insanın anladığı, kitaptan aldığı şeyler vardır. Ormanda yaşamak için gerektiğini düşündüğü malzemelerin fiyatlarını yazıp çok çok ucuza bulduğunu belirtip, her şeyin para olmadığını, insanların para yüzünden kendini hırpaladığını söylemiştir. Aslında toplumun düşünceleri eleştirirken söylediği düşünceleri bence Henry'nin ormanda yaşamasının sebeplerinden biriydi. "Teslimiyet denilen şey doğrulanmış umutsuzluktur" diye söyleyip insanların emeklerini yanlış yere harcadıklarını ve boş yere hırpalandıklarını kitabının genelinde belirtiyor. İnsanların kendilerini çalışmaya zorladıklarını, ihtiyaçlarını, isteklerini vs. her şeyi kendi bakış açısıyla anlatmış. Benim de en çok sevdiğim ve katıldığım konu da toplum hakkında yazdıklarıydı. Çok güzel tavsiyeler vermişti. O kadar çok yeri çizdim ki hepsini buraya yazarsam değerlendirmem de bir kitap uzunluğunda olabilir :D Yorumumun sonunda kısa bulduklarımı paylaşmaya çalışacağım. Göller bölümünde topladığı yaban mersinlerinden ve böğürtlenlerden bahsetmişti. "Hiç toplamadığınız yaban mersinin tadına vardığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz" diye söylemiş. Gerçekten de öyle. İnsan kendi meyvesini ve sebzesini yetiştirip bir de tüketince ayrı bir tadı oluyor.Tabi bu arada Henry'nin dili sivri. Ama ne demek istediğini anlıyor insan. Bakalım Henry'cim belki bende böyle şeyler yapabilirim. Hayatını yaşa. Gereksiz bulduğun bir şeye katılmaktansa evinde otur ve düşün daha iyi demiş Henry. Adios.